7 Aralık 2014 Pazar

Ticari İşletme Hukuku 6 Kasım Ders Notları

TACİR;
                                                     TTK’da ;  


1.TACİR SAYILANLAR
ü  Tacir sayılanlar arasında bir fark yoktur. Tacir sayılanlar hem tacirlerin haklarından yararlanır hemde tacirlerin külfet ve yükümlülüklerinde dolayı sorumludurlar.


      I.Gerekli izni almadan ticaretle uğraşanlar
    II.Ticaretle uğraşması yasak olduğu halde ticaretle uğraşanlar (ÖR:devlet memurları)
 III.Ticari işletme tam faaliyete geçmemesine rağmen;
1.     Bunu ilan eden veya
2.     Ticaret siciline tescil ettiren
  IV.Küçük ve kısıtlılar
2. TACİR GİBİ SORUMLU OLANLAR
ü  Tacir gibi sorumlu olanlar ise ; tacirin haklarından yararlanamazlar ancak yükümlülüklerden sorumludurlar.
1.     Hukuken varolmayan bir ticari işletme adına işlem yapanlar yada,
2.     Hukuken varolmayan bir ticari şirketin ortağıymış gibi hareket edenler
3. TACİR DEĞİL HÜKÜMLERİNE TABİ OLANLAR
ü  Donatma iştiraki (Tüzel kişiliği olmamasına rağmen tacir hükümlerine tabi)

4.TACİR DEĞİL CEZAİ SORUMLULUĞU OLANLAR
ü  Veli yada vasi


                     TACİR SIFATININ KAZANILMASI
1.     GERÇEK KİŞİ TACİRLER
TTK m.12 : Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten tacir sayılır.
Unsurları:
1.     Bir ticari işletme mevcut olmalı
ü  Bir işletmenin var olup olmadığına bakılır ve bu varolan işletmenin TTK m.11 deki kıstaslara uygun olup olmadığı incelenir.
ü  Bir işletmenin mevcut olmasından kasıt işletmenin faaliyete geçmiş olmasıdır, dolayısıyla işletmenin faaliyet konusuna göre müşterilerle hukuki ilişkiye geçilmiş olması gerekiyor , bir işletmenin sadece açılmış olması onun varlığı için yeterli değildir.
ü  ÖR: Mesela bir kebapçı dükkanıysa kebap satıyor olması lazım. Adam bir yer kiralar , kebapçı dükkanı açmak ister ve sanki faaliyete geçmiş gibi el ilanı bastırıp dağıtırsa fakat gerçekte faaliyete geçmemiş ise bu durumda kebapçı iyiniyetli 3. Kişilere karşı tacir gibi sayılanlar statüsünde olacaktır. Yada bu işletmesini tescil ettirmişse tacir sayılacak.

2.     Kısmen de olsa o kişi adına işletilmeli
ÖRN :  A,B,C,D birlikte bir ticari şirket kurmuşlar ve bunlar bir kollektif şirket işletiyorlar. A %90 , B %5 , C %4  , D %1 payı var bu ortaklıkta.
Hangisi tacirdir ?
àBu olayda A,B,C,D den her biri bu şirketin ortağıdır ve tacir sıfatı şirkettedir ortaklarda değil. Bu işletme şirket adına işletilmektedir.
3.Kişi adına ; Eğer bir hukuki işlem 3. Bir kişi adına yapılmışsa , bu hukuki işlemden doğan bütün hak ve borçlardan adına işlem yapılan 3. Kişi yararlanır.
3. kişi hesabına ; Kural olarak , yapılan bu sözleşmeden dolayı hukuki işlemi yapan kişi sorumlu olur, daha sonra bu işlemi gerçekleştiren kişi bunu hesabına işlem yaptığı 3. Kişiye devreder.

ÖRN: A , B ile bir sözleşme yapar.
--A bu sözleşmeyi C adına yapar. Bu sözleşmenin tarafları B ile C’dir çünkü A sözleşmeyi C adına yapar . Sözleşmeyi yaparken bunu C adına yaptığını belirtir. Dolayısıyla bu sözleşmeden doğan tüm hak ve borçlardan C sorumlu olur. Eğer C edimini yerine getirmezse ve arada kefalet ilişkisi yoksa B bunu A’dan isteyemez. Burada bir temsil veya vekalet ilişkisi vardır.
--Ama A bunu C hesabına yapmışsa ; B C’yi her zaman bilmeyebilir. Komisyoncular böyledir. Komisyoncular her zaman 3. Kişi hesabına sözleşme yaparlar ve karşı taraf çoğu zaman bu sözleşmenin kimle yapıldığını bilmez. Dolayısıyla normalde A ile C arasındaki sözleşmeye göre bu sözleşmeden C sorumludur çünkü onun hesabına yapılmıştır, ama C bu edimini ifa etmezse B bu edimin ifasını A’dan isteyebilir C’den isteyemez. Çünkü B ile yapılan sözleşmenin tarafı C değil A’dır.
ü  Dolayısıyla bizim bakmamız gereken bir ticari işletmenn kimin adına işletildiğidir.
ü  Şirketlerin tüzel kişiliği olup olmadığı çok önemlidir. Adi şirketlerin yada adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Tüzel kişiliği olmadığı için adi şirket tacir olmaz onun yerine oluşturan ortaklardan her biri tacir olur.
ü  Tüm ticari şirketler tacirdir. Ama kollektif şirketler ancak bir ticari işletme işletmek amacıyla kurulabilirler. TTK böyle bir zorunluluk getirmiştir. Kollektif şirketin varlık sebebi bir ticari işletme işletmektir ve ortaklar burada sadece koydukları sermaye kadar pay alır yada kar’a katılırlar. Bu anlamda kollektif şirketin ortakları hesabına işlem yapılıyor denilebilir.
ü  Anonim, kollektif, limited şirketlerde şirketin kendisi tacirdir , ortaklar değil.


à Eğer bir ticari işletme fiilen faaliyete geçmemesine rağmen bunu ilan, reklam ve benzeri yollarla halka duyurmuşsa veya işletmeyi ticaret siciline tescil ettirmişse bu kişi tacir sayılır. Tacirle tacir sayılanlar arasında fark olmadığı içinde bunlarda hem haklardan yararlanır hemde borçlardan sorumlu olurlar.
àBir kişinin tacir olabilmesi için yukarıdaki 2 kriterin olması yeterli, bunun haricinde vergi mükellifi olunması, bir yerden ruhsat alınması, izin alınması gereken bir yerden izin alınması yada ticaret siciline tescil edilmesinin hiçbir ehemmiyeti yoktur. Fakat taci olmanın sonuçlarından kaynaklı odalara kaydolma gibi zorunlulukların yerine getirilmemesi idari sorumluluktur ve bunun sonucunda idari para cezasına çarptırılır tacir. Bu durum kişinin tacir olmasına bir engel teşkil etmez.

Fiilen Varolmayan Bir Ticari İşletme ;
àOrtada bir ticari işletme yok ve hiç öyle bir niyette yok ama bir kişi varmış gibi hareket ediyorsa ya da hukuken var olmayan bir ticari şirketin ortağıymış gibi hareket ediyorsa , bu kişi iyiniyetli 3. Kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.

ÖRN: Gaziantep’te birisi antep fıstığı işleme işine girmek ister. Bununla ilgili makina siparişi verir, 
yer kiralar ama henüz faaliyete geçmemiştir. Bu arada bu adam Ankara’ya İstanbul’a gidip 
toptancılarla görüşüp Antep’te böyle bir iş yaptığından bahseder, onlarla sözleşmeler imzalar. 
Ama faaliyete geçmediği için bu kişi tacir sayılır.
Fakat adamın hiç bir ticari işletme açmak gibi niyeti yokken gidip Ankara-İstanbul’da ki tacirlere
“yılda şu kadar iş yapıyoruz” diye olmayan bir işletme sanki varmış gibi gösterip sözleşme imzalarsa
bu kişi tacir gibi sorumlu olur.
àTacir gibi sorumlu olmakla tacir sayılanlar arasındaki fark icra iflas hukukunda önemlidir.


2. TÜZEL KİŞİ TACİRLER

v  TÜZEL KİŞİ TACİRLER :
1.     Tüm ticari şirketler
2.     Ticari işletme işleten dernek veya vakıflar
3.     Kamu tüzel kişilerine ait kurum ve kuruluşlar

a)    Bütün Ticari Şirketler
      I.Kollektif şirketler (Sınırsız sorumluluk var ortaklar için)(sadece gerçek kişiler)
    II.Komandit  Şirketler
1.Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Ş.  (Sınırlı Sorumluluk) (En az 5 Kişi)
2.Adi Komandit Ş.  (sınırsız sorumluluk var) (2 Kişi yeter)
 III.Limited  Şirketler (1 kişi yeter)
  IV.Anonim  Şirketler (1 kişi yeter)
     V.Kooperatif  à Kooperatifler Kanunu olmak üzere ayrı bir kanunu var. (Değişken sermayeli ticari bir şirkettir.)

ü  Ticari şirketler tüzel kişilik kazandıkları anda tacir sıfatı kazanırlar. Tescil kurucu etki gösterir. Tüm ticari şirketler ticaret siciline tescil edildikleri anda tüzel kişilik kazanırlar ve aynı anda tacir sıfatını elde ederler.
ü  Bütün ticari şirketler bir ticari işletme işletmek amacıyla kurulmayabilir ama bazıları için bir zorunluluk vardır. Ama şirket kuruluncaya kadar ortakların sorumluluğu adi şirket gibi olur.
ü  Kollektif şirketler ile adi komandit şirketler sadece bir ticari işletmek amacıyla kurulur.
ÖRN: İki arkadaş gidip köylerden yumurta toplayıp satarlar bu bir adi şirkettir, aynı zamanda iki devasa firma bir köprü inşaatı için ihaleye katılırlar ve ortak teklif verirler bu da bir adi şirkettir.

ü  Dolayısıyla adi şirket kurmak için herhangi bir şekil şartı yoktur.
ü  Kollektif şirket ortakları sadece gerçek kişiler olabilir. Kollektif şirketlerde ortakların sorumluluğu kendi mal varlıkları ile sınırsızdır.

b)    Dernekler – Vakıflar
ü  Gelir elde etmek ve paylaşmak amacı dışında olmak şartıyla her türlü amaçla dernek ve vakıf kurulabilir. Dernek veya vakıflar kendi amaçlarını gerçekleştirmek için bir ticari işletme kurabilirler. Eğer böyle bir ticari işletme işletiyorlarsa kendileri tacir sayılırlar. Kısmen de olsa kendi adına işletmeye bakılır burada.
ü  Dernekler kamuya yararlı olan ve olmayan şeklinde ikiye ayrılır.
ü  Vakıflarda gelirinin yarısını kamuya harcayan ve harcamayan olmak üzere ikiye ayrılır.
ü  Eğer bir dernek kamuya yararlı bir dernekse  işlettiği ticari işletme tacirdir kendisi değildir yada gelirinin yarıdan fazlasını kamuya harcayan (faydalı işlere) vakıflar da tacir değildir, işletme tacirdir.
ü  Bakanlar kurulu karar verir bir derneğin yada bir vakfın kamuya yararlı olup olmadığına. ( İç işleri bakanlığının teklifi maliye bakanlığının kararı ile )
ü  Kamuya yararlı vakıflar izin almadan faaliyet yürütüp bağış toplayabilir ve vergiden muaftırlar ancak kamuya yararlı dernekler bakanlar kuruluna tabidirler. (Kimse yok mu derneğinin bağış toplaması-yardım toplaması yetkisi elinden alınmıştı geçen yıl.)
ü  Kızılay kamuya yararlı bir dernetir fakat onun bir maden suyu işletme tesisi vardır. Kızılay kamuya yararlı bir dernek olduğu için tacir değildir burada kızılayın işlettiği tesis tacirdir.

ü

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder