VI.Satış ve Mal Değişimine İlişkin Özel Hükümlere Tabi Olma
v Bunun hakkında iki tane özel hüküm vardır.
1) TTK m23
2) TTK m1530
v Kural olarak tacirler arasındaki mal değişimi yada satışlar Borçlar Hukukuna tabidir.
İstisna ise yukardaki iki maddede belirtilen hususlardır.
v TTK m23’te belirtilen 3 tane istisna vardır. Bunun haricindekiler Borçlar kanunundaki
1)Sözleşmenin kısım kısım yerine getirilmesi
v Alacaklı kısmi ifayı kabul etmek zorunda mıdır? Kural olarak değil Borçlar K.’na göre.
Ama sözleşmede kısmi ifanın yapılacağı kararlaştırılabilir ya da sözleşmenin niteliğine göre
kısmi ifa mümkün olabilir (Para borçları) ya da sözleşmede kararlaştırılmamış olsa bile
alacaklı kısmi ifayı kabul edebilir. Bu alacaklının takdirine kalmıştır. Burada temerrüde
düşülürse alacaklı sadece ifa edilmeyen kısım için temerrüde başvurur diyor TTK.
v Dolayısıyla her iki tarafın tacir olduğu ve satış sözleşmelerinde eğer kısmi ifa yapılmışsa
alacaklı sadece ifa edilmeyen kısım için borçlunun temerrüdü hükümlerine başvurabilir.
v Alacaklı Kısmi ifayı kabul etse ve borçlu geri kalan edimi ifa edemeyerek temerrüde
düşse , burada alacaklı borçlunun temerrüdü bağlamında sadece ifa edilmeyen kısım için
mi yoksa sözleşmeyi feshedip kabul ettiği ifayı geri vererek alacağın tamamı için mi
başvuracağı hususunda Borçlar Kanununda kesin bir düzenleme yok.
v İfa edilmeyen kısım Sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesini veya istenen amaca
ulaşılmasını engelliyor veya zayıflatıyorsa veya durumun gereğinden sözleşmenin kalan
kısmının ifa edilmeyeceği anlaşılıyorsa alacaklı sözleşmeyi feshedebilir ve kısmi ifayı
geri iade ederek borcun tamamı için temerrüd hükümlerine başvurur.
2) Alacaklının Temerrüdü
v Borçlu zamanında ifayı teklif etmiştir fakat alacaklı almada direnmiştir.
v Alacaklının temerrüdü gerçekleştiğinde borçlu hangi haklara başvurabilir?
- Adi işlerde ki uyuşmazlıklarda öncelikle Alacaklının bunu tevdi etmesi gerekir. Tevdi
yerini taraflar anlaşamazsa hakim belirler.
Malın tevdisi mümkün değil yada çok masraflı yada bozulacak bir malsa hakime başvurarak sattırılabilir.
-İki tarafın tacir olduğu ve iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili olduğu satım sözleşmesinde
eğer alacaklı temerrüde düşerse satıcı bu tevdiyi yerine getirmeden yukarda sayılan üç şarta
gerek olmadan doğrudan hakimden malın satışını isteyebilir. Mal açık arttırma ile satılarak
borçlunun alacağında takas edilmek şartıyla bir yere depo edilir.
3) Malın Ayıplı Olması
v Ayıplı mal, müşteriye teslim anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek yada modele
uygun olmaması yada objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan bir maldır.
v Ticari hayatta yapılan işlemlere güveni sağlamak için 2 ve 8 günlük kısa süreler
belirlenmiştir malda ayıp olması durumunda. Bu süreler hak düşürücü sürelerdir.
v Eğer malın ayıbı teslim sırasında açıkça belli ise 2 gün,
v Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli değil ise , alıcı malı teslim aldığı tarihten
sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ve ayıp ortaya çıkarsa aynı süre içinde
satıcıya ihbar etmek zorundadır.
v Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.
Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması
halinde , bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılmışsa hemen
satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse malı ayıbı ile birlikte kabul etmiş sayılır.
v Burada yapılan ihbar ve ihtar herhangi bir şekle tabi değil. Bunlar maddi vakıalardır ve
her türlü delille ispatı mümkündür.
v 8 gün içinde ayıp görülmemiş hatta uzman bile anlamamışsa bu durumda süre TTK’da
hüküm bulunmadığı için Borçlar Kanunu özel hükümlerine göre belirlenir. Borçlar özelde
satım sözleşmesinde zamanaşımı süresi 2 yıldır. Dolayısıyla 2 yıl içinde meydana gelen
bir ayıbı, alıcının derhal bildirmesi gerekir. Bu her somut olaya göre ayrı ayrı belirlenir.
v Eğer burada ağır kusur ve ağır ihmal varsa süre olarak 10 yıllık haksız fiil süresi
uygulanır. (Bu bir hüküm değil , uygulamada böyle olduğu yönünde bir genel kabul var.)
TTK m 1530: Ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikini düzenleyen özel hükümler:
a) Temerrüd: Ön şart. Borçlunun temerrüde düşebilmesi için ihtar edilmeli ve uygun
bir süre verilmeli. Süre içinde ifa yapılmamışsa temerrüde düşülmüş olur.
Ø Satıcı , edimini gereği gibi ve zamanında ifa etmişse, Alıcı da eğer sözleşmede belirli
bir ödeme günü kararlaştırılmışsa ihtara gerek kalmadan temerrüde düşer. (Kesin vade var.)
Ø Eğer sözleşmede belirli bir ödeme günü kararlaştırılmamışsa fatura veya eşdeğer
belgenin teslim edildiği tarihi izleyen 30 gün sonra,
Ø Eğer faturanın veya eşdeğer belgenin alındığı tarih belli değilse , bilinmiyorsa veya düzenlenmemişse bu durumda mal veya hizmetin alınmasına müteakip 30 gün sonra,
Ø Fatura veya eşdeğer ödeme belgesi talebi daha önce alınmışsa mal veya hizmetin alındığı
günden 30 gün sonra, eğer mal ve hizmet alınmış ama bir muayene süresi varsa bu inceleme süresinden sonra 30 gün.
b) Ödeme günü: Sözleşmede bir ödeme günü belirtilebilir ancak sözleşmede belirtilen
bu ödeme günü Faturan veya eşdeğer belgenin alınması veya mal veya hizmetin gözden
geçirilme süresinden itibaren 60 günden fazla olamaz. BK’ya göre taraflar sözleşmede
diledikleri gibi bir süre belirtebilirler ancak TTK 1530’a göre şu istisna mevcuttur;
Ø İstisna : Çok fazla haksızlık olmamak, alacaklı aleyhine haksız bir durum yaratmamak
şartıyla tarafların açıkça anlaşmaları şartıyla taraflar daha uzun bir ödeme süresi
belirleyebilirler.
Ø İstisnanın İstisnası: Eğer alacaklı kobi ise yani küçük veya orta boy işletme ise veya
hayvansal veya tarım üreticisi ise veya borçlu büyük boy işletme ise yine bu süre 60
günden fazla olamaz.
c) Taksitle Ödeme : Taraflar ödemenin taksitle yapılacağını kararlaştırmışlarsa ödeme
süresi birinci takside göre belirlenir.
d) Gecikme Faizi : Taraflar gecikme faizi ödenmeyeceği veya ağır derecede haksız
sayılabilecek az faiz ödeneceği , alacaklının geç ödeme nedeniyle uğrayacağı zarardan
borçlunun sorumlu olmayacağına ilişkin sözleşme hükümleri geçersiz sayılır.
Ø Bunlar alacaklıyı koruyan hükümlerdir.
Ø Temerrüde düşülürse genel faiz uygulanır.
Ø İSTİSNA : Ticari işletmeler arasında mal değişimine ilişkin sözleşmelerde temerrüd faizi gösterilmemişse Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen faiz oranı uygulanır. Bu faiz
oranı avans faiz oranı değildir.
Ø TTK m1530: Faiz oranı 3095 sayılı kanunda öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme
fazi oranından en az %8 fazla olmalıdır. 2014 yılı için bu faiz oranı %12.75 . Kanuni faiz
oranımız %9, Avans faizi %11.75 .
Ø Ticari işlerde uygulanacak avans faizi %11.75 , fakat her iki tarafın tacir, mal veya
hizmet tedarikine ilişkin bir uyuşmazlık varsa burada faiz oranı %12.75 olarak uygulanır
taraflar daha farklı bir temerrüd faizi kararlaştırmamışlarsa.
VII.Hapis Hakkı
Ø Alacaklı borçludan alacağını almak ister fakat borçlunun da alacaklıda bir taşınır malı
var. Borçlu bu durumda alacaklıya sendeki maılımı ver bende borcu vereyim diyebilir mi?
Ø Şartlar: MK m950 ;
ü Her iki alacakta muaccel olacak,
ü Borçlunun elindeki mal taşınır veya kıymetli bir evrak olacak,
ü Alacak bu taşınır maldan yada kıymetli evraktan kaynaklanmış olacak.
Ø Hapis hakkı bir rehin değildir. Rehin sınırlı bir ayni haktır. Rehin hakkı alacaklının
alacağına öncelikle alma hakkı veren bir haktır. Hapis hakkı ise öncelikli alma hakkı
vermez sadece borçluyu borcunu ödemesi için zorlar.
Ø MK m950/2: Eğer bu tacirler arasında ise, buradaki zilyetlik ve alacağın borçtan
kaynaklanması kanunen var sayılır.Dolayısıyla her iki taraf tacir ve hukui işlem her
iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiriyorsa hapis hakkına ilişkin kıstaslar var kabul
ediliyor. Artık borçlu borcun burdan kaynaklanmadığını ispatla yükümlü. İspat yükü
yer değiştirir.
à ESNAF ß
ü TTK m15 : Esnaf ister gezici olsun ister bir dükkanda veya bir sokağın belirli yerlerinde
sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve
geliri 11. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan
ve sanat veya ticaretle uğraşan kişidir.
ü Kural olarak esnaflar TTK hükümlerine tabi değillerdir.
ü TTK m20 : Esnaflarda TTK’nın 20. Maddesinden yararlanabilirler. “Ücrete Faiz” maddesi. Esnaflarda işletmeleri ile ilgili yapmış oldukları işlemler yada görmüş oldukları hizmetler karşılığında ücrete hak kazanırlar, vermiş oldukları avanslar ve yapmış oldukları masraflar karşılığında faize hak kazanırlar.
ü TTK m53: Esnaflarda işletme adı kullanabilirler.
ü TMK m950/2: Hapis hakkından yararlanırlar.
ü TİRK: Esnaf işletmeleri de TİRK kapsamında rehin tesis edebiliyorlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder