27 KASIM
TACİR SIFATININ SONA
ERMESİ
v Tacir olmaya sebep unsurlardan herhangi birinin kaybedilmesi
sonucunda Tacir sıfatı da
ortadan kalkar, sona erer.
v Tacir ticari işletmesini tescil ettirmemiş olsa bile eğer tacir
sıfatını sona erdirmişse yani
işletmesi faaliyete son vermişse yine bu tescil
ve ilan ettirilmeli aksi takdirde iyiniyetli
3.kişilere karşı tacir gibi
sorumlu olur.
v Tüzel kişilerde tacir sıfatı; eğer bu bir ticari şirketse , ticari
şirket sona erdiği anda sona
erer. Şirket faaliyete son verdiği anda otomatik
olarak tacir sıfatı sona ermiyor. Bir tasfiye
sürecine girer. Tasfiye memurları
atanıyor. Dolayısıyla burda tüzel kişinin fiil ehliyeti
sınırlandırılıyor
aslında. Burada tasfiye memurlarının yapabileceği işlemler sadece ticari
işletmeyi sona erdirmeye yöneliktir. Yeni bir hukuki işlem yapamazlar, mevcut
alacakları
toplarlar, borçları öder vs.
v Ticari şirketlerde ve diğer tüzel kişilerde tüzel kişilik sicilden
terkin edildiği anda sona
erer. Dolayısıyla tacir sıfatı da sona erer.
TACİR OLMANIN HÜKÜM VE SONUÇLARI
1. TEK TARAFIN TACİR
OLMASINA BAĞLANAN HÜKÜM VE SONUÇLAR
1) İflasa Tabi olma
A) TTK m18/1 : Tacir, her türlü borcu için iflasa tabidir;
ayrıca
kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmek, ticari işletmesini ticaret
siciline tescil ettirmek ve bu Kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari
defterleri tutmakla da yükümlüdür.
v
Tacir
sadece ticari işletmesiyle değil, ticari işletmesi ile ilgili olmayan
borçlarından dolayı da sorumludur, iflası istenebilir.
v
İflas
külli icradır.
v
Kural
olarak sadece tacirler iflasa tabidir.
v
İflas
için muhakkak mahkeme kararına ihtiyaç vardır.
v
İflas
olmadan da alacaklılar alacağını alamaz mı, iflasın ne gibi bir
avantajı var? àMesela X’in 6 tane alacaklısı var. Bir
borçlunun birden
fazla alacaklısı varsa burada alacaklılar alacağın
kesinleşmesine göre
sıraya girerler. (Öncelikli alacaklar hariç) Diyelim adamın
5 lirası var ama
15 liralık borcu var. Yani herkes alacağını alamayacak.
v
İflas
hukukuna göre ; yukarıdaki örnek üzerinden alacaklılardan
beşinin alacağı
kesinleşti ve sıraya girdiler fakat birinin alacağı
kesinleşmedi ve alacağını
alamıyor. Bu durumda o son kişi X’in
iflasını isteyebilir. Eğer mahkeme X’in
iflasına karar verirse bu
durumda diğerlerine birşey ödenmeden bir iflas masası
kurulur ve
bu malların idare yetkisi o masaya geçer.X’in bütün malvarlığı
üzerindeki
tasarruf yetkisi kalkar ve bütün haczedilebilecek, maddi
değeri olan malvarlıkları
bu masaya dahil olur.Bütün alacaklar ve
borçlar çıkarılır , netice itibariyle
geriye kalan o son alacaklı sonradan
da girmiş olsa olaya, borçlunun malvarlığı
borçları karşılamıyorsa
bu durumda varolan malvarlığı tüm alacaklılara alacağı
oranında paylaştırılır.
v İflas tacir için bir nimet değil, tacir için bir külfettir.
Dolayısıyla tacirler, tacir sayılanlar ve
tacirler gibi sorumlu olanların
iflası istenebilir. İflas bir külfet olduğu için onun gibi sorumlu
olanlarda
iflasa tabidir.
v Tüzel kişi tacirlerin ticari iş adi iş sahası olmadığı için onların
yaptığı bütün işler ticari iş ve
bütün borçlar ticari borçtur. Gerçek kişi
tacirler içinse adi sahasında yada ticari sahasında olan
bütün borçlarından
dolayı iflası istenebilir.
v TTK’ya göre; tacirler , tacir sayılanlar, tacir gibi sorumlu olanlar
iflasa tabidir.
v ÖRN:
A
(hallederiz kadir kılıklı adam) ankaraya gider, samanpazarında B’yi bulur ve
bizim Antep’te
şöyle bir işletmemiz var ,yıllardır bu işi yapıyoruz der. Ticari
işletmesi olmamasına rağmen
sanki varmış gibi B ile bir hukuki işlem
yapar.Dolayısıyla A B’ye karşı tacir gibi sorumlu.
Öte yandan da A’nın güzel
konuşmasına kanan ve aslında onun bir ticari işletmesi olmadığını
bilen X,Y ve
Z onunla hukuki işlem yaparlar. A olayda tacir gibi sorumlu olan kişi olmasına
rağmen X,Y,Z ya da herhangi birisi A’nın iflasını isteyebilirler mi?
àTacir gibi sorumlu olanlar sadece iyiniyetli 3.kişilere karşı iflasa
tabidirler. A burada X,Y ve
X’e karşı iflasa tabi değildir.
B) Özel hükümlere göre:
v İİKm44 : Tacirler tacir sıfatlarını kaybettikten itibaren 1 yıl daha
iflasa tabidirler.
àTacirler ticari faaliyetlerine son verdikten sonra mal beyanında
bulunmak zorundalar.
v Komandit ve kollektif şirket ortakları şirketin borçlarından dolayı
iflasa tabidirler.
v Soru: Bir kollektif şirket bir ticari işletme işletmek amacıyla
kurulduğuna göre şirket
ortakları tacir midir?
àTacir değildir, çünkü “adına”dan bahsediyoruz. Burada kollektif
ortaklar adına değil şirket
adına bir işletmeden söz ediliyor. Ancak tacir
olmasalarda bu kişiler şirketin borçlarından
dolayı iflasa tabidirler.
(Komandit
komanditer konusuna Tüzel kişi tacirler kısmından bak)
v Komandite ortaklar istisnasız iflasa tabi.
v Komanditer ortak ise sermayesini henüz şirkete ödememişse yani
şirkete sermaye koyma
borcu devam ediyorsa iflası istenebilir ama komanditer
ortak sermayenin tamamını şirkete
ödemişse ve artık böyle bir borcu yoksa onun
iflası istenemez. Alacaklılar hiç bi şekilde
ona karşı müracaat edemezler.
v Banka yönetici ve deneticilerinin Kanuna aykırı işlemler nedeniyle
bankaya vermiş olduğu
zararlar nedeniyle bu kişilerin iflası istenebiliyor, bu
kişilerin tacir olması şart değil.
v Konkordato: Mal varlığının yeniden yapılandırılmasının istendiği bir müessese.
İflastan
farklı olarak iflası alacaklılar ister, Konkordatoyu borçlu kendisi
ister. Tacir olma zorunluluğu
yoktur bunu isteyebilmek için.
v Konkordato talebi reddedilen veya süresi dolan kişinin alacaklının
talebi üzerine iflası
istenebilir.
v SPK (Sermaye Piyasası Kanunu) m98: Tedrici tasfiyesine giren bir SPK
kurumunun
doğrudan yada dolaylı olarak %10’undan fazlasına sahip olan
ortaklarının, bunların
yöneticilerinin , görevden ayrılmış olsa bile yönetim
kurulu üyelerinin , imzaya yetkili
yöneticilerin, portföy yönetim şirketi
yöneticilerinin, konut finansmanı fonları ile varlık
finansmanı fonlarının
yöneticilerininde iflası istenebilir kusurları olmasa bile.
C) Tacir Oldukları halde İflası İstenemeyenler
v Kitler ‘in ve müesseselerinin iflası istenebilir.
v SGK tacir ama özel kanunu gereği iflası istenemez.
v Özel kanunlarında iflasının istenemeyeceğine dair bir hüküm varsa
onların iflası istenemez.
v ÖRN: Ankara Üniversitesinin basın ve yayın müdürlüğü var. Tamamen ticari
amaçla özel hükümlere göre faaliyet yürütüyor. Ankara üniversitesi tacir
değildir basım evi tacirdir
burada. Basım evi müdürlüğünün iflası istenebilir.
II. Ticaret
Ünvanını Seçme ve Kullanma
v Ticaret ünvanı taciri, işletme adı işletmeyi gösterir. Her tacir bir
ticaret ünvanı seçmek ve
kullanmak zorunda. Dolayısıyla Ticaret ünvaın tacir
için hem bir hak hem bir külfet.
v Tacir hem seçmek ve kullanmak, hem süresi içinde tescil ettirmek
hemde kullanmış olduğu belgelerde, faturalarda , mektuplarda bu ticaret
ünvanını kullanmak zorundadır. Aksi
takdirde idari para cezası var.
v Ticaret ünvanını esnaflar kullanamazlar ama isterlerse işletme adı
kullanabilirler.
v Gerçek kişilerin ticaret ünvanı ad ve soyadın kısaltmadan yazılmış
şeklidir. İstisnalar var. Türkiye’de daha önce aynı isim ticaret ünvanı olarak
seçlmemiş olacak ve seçilen ünvan
tacirin kendisine ait olacak.
III. Ticaret Siciline Tescil
v Tacir işletmesini açtıktan itibaren kanunda aksine bir hüküm yoksa
15 gün içerisinde
işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek zorundadır.
v Sicil : Amacı hem bazı haklara
aleniyet sağlamaktır hemde bazı hakların kazanılmasına
etki eden resmi
kütüklerdir. ÖRN : Gemi sicili, ticaret sicili, tapu sicili, nüfus sicili…
v İşletmenin tescil edilip edilmemesi tacir sıfatının kazanılmasında
yada işletmenin ticari
işletme sıfatı kazanmasında etkisi yok. Bu idari bir
yaptırımdır. Eğer tescil yapılmazsa idari
para cezası ödenmek zorunda kalınır.
v Tacirin kaç tane ticari işletmesi varsa her birini ayrı ayrı tescil
ettirmek zorunda, ayrıca
tacir her bir işletmeden dolayı ayrı ayrı tacir
sıfatına sahiptir.
IV.Ticari Defter Tutma
v TTK m18/1 : Tacir, her türlü
borcu için iflasa tabidir; ayrıca kanuna uygun bir
ticaret unvanı seçmek,
ticari işletmesini ticaret sicili- ne tescil ettirmek ve bu
Kanun hükümleri
uyarınca gerekli ticari def- terleri tutmakla da yükümlüdür.
v Tacir ticari defter tutmakla yükümlüdür.
V.Odalara Kaydolmak
v Tacir, ticari işletmenin faaliyet konusuna göre bulundukları yer
ticaret ve Sanayi odalarına kaydolmakla
yükümlü. Bu bir ay içinde yapılmalı. Eğer tacir 1 ay içinde ilgili odaya
kaydolmazsa oda bunu re’sen yapıyor. Odaya kaydolmak aidat ödeme yükümlülüğünü
beraberinde getirir.
VI.Ticari İş Karinesi
v Tacirin borçlarının ticari olması asıldır.
v Tüzel kişi Tacirler için İSTİSNA: ?
v Adi işler için İSTİSNALAR:
1) En başta yaparken açıkça söylemişse
kişi yada
2) İşin niteliğinden açıkça anlaşılıyorsa yapan kişi için o ticari iş
değildir.
VII.Basiretli İş Adamı Gibi Davranma
v Tacir sadece ticari işletmesi ile ilgili işlemlerde basiretli tacir
gibi davranma yükümlülüğü
altında.
v Dolayısıyla Tacirlerin
acemiliğini ,deneyimsizliğini ve hafifliğini ileri sürerek edimler
arasındaki
farkın giderilmesini isteyemez.
ÖRN: Tır şoförü
gece uyumak için arabayı kenara çeker. Hırsızlarda gelip çantayı arkadan
alıp
kaçar. Yargıtay : “Sen basiretli bir tacir
gibi davranıp herhangi bir yere değil bir tır
parkına yani güvenli bir
yere çekmen lazımdı” diyor.
ÖRN: Tacir A , B
ile bir sözleşme yapar. Daha sonra A araştırma yapar ve öğrenirki sözleşme
konusu malın 2 yıl önce Türkiye’ye girişi yasaklanmış. A burada objektif
imkansızlık
olduğunu ileri sürüyor. Eğer A tacir olmasaydı burada objektif
imkansızlık olurdu ama
A tacir olduğu için basiretli bir tacir gibi davranıp
sözleşmeyi yapmadan önce herşeyini
araştırmalıydı.
v Tacir ancak muzayeka (zorda kalma) hükümlerine dayanarak basiretli
iş adamı gibi
davranma yükümlülüğünün uygulanmaması gerektiğini ileri
sürebilir.
ÖRN : İnşaat işi
yapan tacir A, Hukuk Fakültesinden mezun olacak olan kızına bir spor
araba
almak ister.
Tacir A,
spor araba satan tacir B’ye gider. Durumu anlatır. Kızının mezun olacağı saatte
arabayı istediğini belirtiyor. Tacir B’de arabayı o saatte oraya teslim
edeceklerini söylüyor.
Tacir B arabayı yurtdışından getirtirken gümrük işleri
uzar ve B zamanında arabayı teslim
edemez. Tacir B bu durumda gümrük işlerinin
uzadığı sebebi ile teslimin zamanında
yapılamamasından sorumlu olmadığını
söyleyebilir mi?
àSözleşme kurulurken Tacir B’nin yapmış olduğu söylemlerden yola
çıkılır. Tacir B’nin
basiretli iş adamı gibi davranması lazım. Ama tacir A’nın
basiretlli iş adamı gibi davranma
zorunluluğu yoktur. Bu olayda eğer A arabayı
kızı için değilde ticari işletmesi için almış
olsaydı o zaman basiretli iş
adamı gibi davranma yükümlülüğü olurdu.
VIII.Ticari Örf-Adetlere Tabi olma
v Tacirler bilselerde bilmeselerde ticari örf ve adetlerden
sorumludurlar.
v Tacir olmayanlar için ancak ya o örf adeti biliyorlarsa yada
bilmeleri gerekiyorsa ticari
örf ve adete tabidirler.Ama tacirlerin bilip
bilmemesi önem taşımaksızın hepsinden
sorumludurlar.
v Taraflar aynı yerdeyse özel örf adet genel örf adetten önce
uygulanır. Ama taraflar farklı
yerdelerse Sözleşmenin ifa edileceği yerdeki
ticari örf adet uygulanır.
IX.Ücret ve Faiz İstemi
v Tacir ticari işletmesi ile ilgili yapmış olduğu iş ve hizmetler
nedeniyle sözleşmede
kararlaştırılmamış olsa bile ücrete hak kazanır. Bu bir
nimettir.
v Tacir gibi sorumlu olanlar ancak tacirin külfetlerinden dolayı sorumludurlar
burada ise ücrete hak
kazanma bir nimet olduğu için tacir gibi sorumlu olanlar bundan
yararlanamaz.
v Yapılan işlemin ya da hizmetin olumlu sonuçlanması şart değil
tacirin bu ücrete hak
kazanabilmesi için.
ÖRN: M, B’nin
müşterisi. M çek düzenleyip C’ye yani Hami’ye verir. C bankaya gidip bunu
bozdurmak ister. Banka B’de M’nin hesabında yeterli bakiye yok fakat B “M bizim
devamlı müşterimiz bir sorun olmaz” diye ödemeyi yapar C’ye. Yapılan bu işlemin
BK hukukundaki karşılığı vekaletsiz iş görmedir. B yapmış olduğu bu ödemeden
dolayı M’den bir hak
kazanır mı?
à Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre B M’den ödemiş olduğu parayı
geri ister.
Ama B bu yapmış olduğu ödemeden dolayı Faize yada bir ücrete hak
kazanır mı? Tacirin
yapmış olduğu işlemlerden dolayı faize hak kazanabilmesi
için bunun vekaletsiz iş görme
nedeniyle yapılmış olması da mümkündür.
Ø Tacir, Ticari işletmesi ile ilgili olarak vermiş olduğu avanslar ve
yapmış olduğu giderler
için ödeme gününden itibaren faize hak kazanır
ÖRN: Gaziantep’te
ki bir tacir ile İstanbul’da ki bir tacir 2 ton antep fıstığının teslimi için
anlaşırlar. Sözleşmede ifa yeri kararlaştırılmamış. İfa yeri neresidir?
à Bu cins borcudur. Borçlunun yerleşim yerinde yani Gaziantep’te
yapılır ifa.
Adam
Gaziantep’e gelip alamayacağını ve bir kamyon ile kendisine göndermesini söyler
satıcıya. Satıcı bunun için kamyon tutar, hamal tutar ve çeşitli masraflar
yapar. Tacir
yapmış olduğu bu masraflardan dolayı ödeme gününden itibaren faize
hak kazanır.
X.Ücret ve Cezanın İndirilmesini İsteyememe
v TTK m22: Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk
Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin
ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin
üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı
hâllerde, aşırı ücret veya
ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının
indirilmesini mahkemeden isteyemez.
v Bu şart sadece tacirin ticari işletmesi ile ilgili işlemler için
geçerlidir. Dolayısıyla tacir
işletmesi ile ilgili olmayan her türlü işlemlerde
aşırı ücret ve cezanın indirilmesini isteyebilir.
v Ücret ve cezai şartın tenkisinin istenemeyeceği kanunda sayılmış
olan sınırlı haller
şunlardır:
1) TBK m121/2 :
v Faiz veya irat borcunu ve bağışladığı meblağın tediyesinde temerrüde
düşen borçlu
için öngörülen cezai şart
v Temerrüd faizi kanundan doğan bir haktır. Adi borçlarda eğer bu faiz
aşırı bir oranda
ise diğer taraf hakimden bunun indirilmesini isteyebilir. Ama
tacir ticari işletmesi ile ilgili
olarak yapmış olduğu işlemlerde temerrüde
düşerse bu yüksek faizin indirilmesini isteyemez.
(Kural bu)
2) TBK m182/3 : Cezai şart.
v Akdin icra edilememesi veya eksik olarak icrası hali için öngörülen
cezai şart
I-Eğer taraflardan biri ifayı gereği gibi yapmazsa hem temerrüd
hükümlerine gidilir hem
cezai şart uygulanır.
II-Borçlu isterse o cezai şartı ödeyerek asıl edimini ifa etmekten
kurtuluyor.
v Taraflar cezai şartı aşırı faiş kararlaştırmışlarsa hakim re’sen
cezai şartın indirilmesine karar verebilir.
v Tacir ticari işletmesi ile ilgili olarak yapmış olduğu işlemlerde bu
cezai şartın aşırı faiş olduğu gerekçesiyle hakimden indirilmesini isteyemez.
Bunlar
basiretli bir iş adamı gibi davranmanın doğal sonucu.
3. TBK 525: Simsarlık Ücretinin İndirilmesini İsteyememesi
v Simsar aracılık eden kişidir. Tacir yardımcısıdır.
v Simsarlık ücretini taraflar aşırı yüksek belirlemişlerse burada yine
hakim bu ücretin
indirilmesine karar verebiliyor fakat tacirler simsarlık
ücretinin fazla olduğu gerekçesi
ile bunun indirimini isteyemiyor.
v Bu bir külfettir. Tacirler ve tacir gibi sorumlu olanlar buna
tabidirler. Aşırı ücret ve
cezai şartın indirilmesini isteyemezler.
ÖRN: Tacir A ile B
sözleşme yapar. Sözleşmede aşırı yüksek cezai şart vardır. A edimini
ifa
etmezse bu aşırı yüksek cezai şartın indirilmesini isteyebilir mi?
–İsteyemez.
-Ama A
sözleşme ile bu borcunu C’ye devrederse ve C tacir değilse, bu aşırı cezanın
indirilmesini isteyebilir kural olarak. Ama ortada bir muvaza varsa ve B bunu
ispatlarsa
C indirim yapılmasını isteyemez.
-Tacir A
sözleşmeyi yaptıktan sonra tacir sıfatını kaybederse indirimin yapılmasını
isteyebilir mi?
-A
sözleşmeyi tacirken yapmıştır dolayısıyla indirim isteyemez.
-Tam
tersi olsaydı yani A sonradan tacir sıfatı kazansaydı indirilmesini
isteyebilirdi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder