7 Aralık 2014 Pazar

Ticari İşletme Hukuku 27 Kasım Ders Notları

27 KASIM

                          TACİR SIFATININ SONA ERMESİ
v  Tacir olmaya sebep unsurlardan herhangi birinin kaybedilmesi sonucunda Tacir sıfatı da
 ortadan kalkar, sona erer.
v  Tacir ticari işletmesini tescil ettirmemiş olsa bile eğer tacir sıfatını sona erdirmişse yani 
işletmesi faaliyete son vermişse yine bu tescil ve ilan ettirilmeli aksi takdirde iyiniyetli 
3.kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.
v  Tüzel kişilerde tacir sıfatı; eğer bu bir ticari şirketse , ticari şirket sona erdiği anda sona 
erer. Şirket faaliyete son verdiği anda otomatik olarak tacir sıfatı sona ermiyor. Bir tasfiye 
sürecine girer. Tasfiye memurları atanıyor. Dolayısıyla burda tüzel kişinin fiil ehliyeti 
sınırlandırılıyor aslında. Burada tasfiye memurlarının yapabileceği işlemler sadece ticari 
işletmeyi sona erdirmeye yöneliktir. Yeni bir hukuki işlem yapamazlar, mevcut alacakları 
toplarlar, borçları öder vs.
v  Ticari şirketlerde ve diğer tüzel kişilerde tüzel kişilik sicilden terkin edildiği anda sona
 erer. Dolayısıyla tacir sıfatı da sona erer.


                              TACİR OLMANIN HÜKÜM VE SONUÇLARI
1.     TEK TARAFIN TACİR OLMASINA BAĞLANAN HÜKÜM VE SONUÇLAR
1)   İflasa Tabi olma
A) TTK m18/1 : Tacir, her türlü borcu için iflasa tabidir; ayrıca 
kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmek, ticari işletmesini ticaret 
siciline tescil ettirmek ve bu Kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari 
defterleri tutmakla da yükümlüdür.
v Tacir sadece ticari işletmesiyle değil, ticari işletmesi ile ilgili olmayan borçlarından dolayı da sorumludur, iflası istenebilir.
v İflas külli icradır.
v Kural olarak sadece tacirler iflasa tabidir.
v İflas için muhakkak mahkeme kararına ihtiyaç vardır.
v İflas olmadan da alacaklılar alacağını alamaz mı, iflasın ne gibi bir
 avantajı var? àMesela X’in 6 tane alacaklısı var. Bir borçlunun birden
 fazla alacaklısı varsa burada alacaklılar alacağın kesinleşmesine göre 
sıraya girerler. (Öncelikli alacaklar hariç) Diyelim adamın 5 lirası var ama
 15 liralık borcu var. Yani herkes alacağını alamayacak.
v İflas hukukuna göre ; yukarıdaki örnek üzerinden alacaklılardan 
beşinin alacağı kesinleşti ve sıraya girdiler fakat birinin alacağı 
kesinleşmedi ve alacağını alamıyor. Bu durumda o son kişi X’in 
iflasını isteyebilir. Eğer mahkeme X’in iflasına karar verirse bu 
durumda diğerlerine birşey ödenmeden bir iflas masası kurulur ve 
bu malların idare yetkisi o masaya geçer.X’in bütün malvarlığı 
üzerindeki tasarruf yetkisi kalkar ve bütün haczedilebilecek, maddi
 değeri olan malvarlıkları bu masaya dahil olur.Bütün alacaklar ve 
borçlar çıkarılır , netice itibariyle geriye kalan o son alacaklı sonradan 
da girmiş olsa olaya, borçlunun malvarlığı borçları karşılamıyorsa 
bu durumda varolan malvarlığı tüm alacaklılara alacağı oranında paylaştırılır.
v  İflas tacir için bir nimet değil, tacir için bir külfettir. Dolayısıyla tacirler, tacir sayılanlar ve
 tacirler gibi sorumlu olanların iflası istenebilir. İflas bir külfet olduğu için onun gibi sorumlu 
olanlarda iflasa tabidir.
v  Tüzel kişi tacirlerin ticari iş adi iş sahası olmadığı için onların yaptığı bütün işler ticari iş ve
 bütün borçlar ticari borçtur. Gerçek kişi tacirler içinse adi sahasında yada ticari sahasında olan 
bütün borçlarından dolayı iflası istenebilir.
v  TTK’ya göre; tacirler , tacir sayılanlar, tacir gibi sorumlu olanlar iflasa tabidir.
v  ÖRN:
A (hallederiz kadir kılıklı adam) ankaraya gider, samanpazarında B’yi bulur ve bizim Antep’te 
şöyle bir işletmemiz var ,yıllardır bu işi yapıyoruz der. Ticari işletmesi olmamasına rağmen 
sanki varmış gibi B ile bir hukuki işlem yapar.Dolayısıyla A B’ye karşı tacir gibi sorumlu. 
Öte yandan da A’nın güzel konuşmasına kanan ve aslında onun bir ticari işletmesi olmadığını 
bilen X,Y ve Z onunla hukuki işlem yaparlar. A olayda tacir gibi sorumlu olan kişi olmasına 
rağmen X,Y,Z ya da herhangi birisi A’nın iflasını isteyebilirler mi?
àTacir gibi sorumlu olanlar sadece iyiniyetli 3.kişilere karşı iflasa tabidirler. A burada X,Y ve
 X’e karşı iflasa tabi değildir.
           B) Özel hükümlere göre:
v İİKm44 : Tacirler tacir sıfatlarını kaybettikten itibaren 1 yıl daha iflasa tabidirler.
àTacirler ticari faaliyetlerine son verdikten sonra mal beyanında bulunmak zorundalar.
v  Komandit ve kollektif şirket ortakları şirketin borçlarından dolayı iflasa tabidirler.
v  Soru: Bir kollektif şirket bir ticari işletme işletmek amacıyla kurulduğuna göre şirket 
ortakları tacir midir?
àTacir değildir, çünkü “adına”dan bahsediyoruz. Burada kollektif ortaklar adına değil şirket
 adına bir işletmeden söz ediliyor. Ancak tacir olmasalarda bu kişiler şirketin borçlarından 
dolayı iflasa tabidirler.
(Komandit komanditer konusuna Tüzel kişi tacirler kısmından bak)
v  Komandite ortaklar istisnasız iflasa tabi.
v  Komanditer ortak ise sermayesini henüz şirkete ödememişse yani şirkete sermaye koyma 
borcu devam ediyorsa iflası istenebilir ama komanditer ortak sermayenin tamamını şirkete 
ödemişse ve artık böyle bir borcu yoksa onun iflası istenemez. Alacaklılar hiç bi şekilde 
ona karşı müracaat edemezler.



v  Banka yönetici ve deneticilerinin Kanuna aykırı işlemler nedeniyle bankaya vermiş olduğu
 zararlar nedeniyle bu kişilerin iflası istenebiliyor, bu kişilerin tacir olması şart değil.
v  Konkordato: Mal varlığının yeniden yapılandırılmasının istendiği bir müessese. İflastan 
farklı olarak iflası alacaklılar ister, Konkordatoyu borçlu kendisi ister. Tacir olma zorunluluğu
 yoktur bunu isteyebilmek için.
v  Konkordato talebi reddedilen veya süresi dolan kişinin alacaklının talebi üzerine iflası 
istenebilir.
v  SPK (Sermaye Piyasası Kanunu) m98: Tedrici tasfiyesine giren bir SPK kurumunun 
doğrudan yada dolaylı olarak %10’undan fazlasına sahip olan ortaklarının, bunların 
yöneticilerinin , görevden ayrılmış olsa bile yönetim kurulu üyelerinin , imzaya yetkili
 yöneticilerin, portföy yönetim şirketi yöneticilerinin, konut finansmanı fonları ile varlık 
finansmanı fonlarının yöneticilerininde iflası istenebilir kusurları olmasa bile.
C) Tacir Oldukları halde İflası İstenemeyenler
v  Kitler ‘in ve müesseselerinin iflası istenebilir.
v  SGK tacir ama özel kanunu gereği iflası istenemez.
v  Özel kanunlarında iflasının istenemeyeceğine dair bir hüküm varsa onların iflası istenemez.
v  ÖRN: Ankara Üniversitesinin basın ve yayın müdürlüğü var. Tamamen ticari amaçla özel hükümlere göre faaliyet yürütüyor. Ankara üniversitesi tacir değildir basım evi tacirdir 
burada. Basım evi müdürlüğünün iflası istenebilir.

 II. Ticaret Ünvanını Seçme ve Kullanma
v  Ticaret ünvanı taciri, işletme adı işletmeyi gösterir. Her tacir bir ticaret ünvanı seçmek ve
 kullanmak zorunda. Dolayısıyla Ticaret ünvaın tacir için hem bir hak hem bir külfet.
v  Tacir hem seçmek ve kullanmak, hem süresi içinde tescil ettirmek hemde kullanmış olduğu belgelerde, faturalarda , mektuplarda bu ticaret ünvanını kullanmak zorundadır. Aksi
 takdirde idari para cezası var.
v  Ticaret ünvanını esnaflar kullanamazlar ama isterlerse işletme adı kullanabilirler.
v  Gerçek kişilerin ticaret ünvanı ad ve soyadın kısaltmadan yazılmış şeklidir. İstisnalar var. Türkiye’de daha önce aynı isim ticaret ünvanı olarak seçlmemiş olacak ve seçilen ünvan
 tacirin kendisine ait olacak.

III. Ticaret Siciline Tescil
v  Tacir işletmesini açtıktan itibaren kanunda aksine bir hüküm yoksa 15 gün içerisinde
 işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek zorundadır.
v  Sicil : Amacı hem bazı haklara aleniyet sağlamaktır hemde bazı hakların kazanılmasına 
etki eden resmi kütüklerdir. ÖRN : Gemi sicili, ticaret sicili, tapu sicili, nüfus sicili…
v  İşletmenin tescil edilip edilmemesi tacir sıfatının kazanılmasında yada işletmenin ticari 
işletme sıfatı kazanmasında etkisi yok. Bu idari bir yaptırımdır. Eğer tescil yapılmazsa idari 
para cezası ödenmek zorunda kalınır.
v  Tacirin kaç tane ticari işletmesi varsa her birini ayrı ayrı tescil ettirmek zorunda, ayrıca 
tacir her bir işletmeden dolayı ayrı ayrı tacir sıfatına sahiptir.

 IV.Ticari Defter Tutma
v  TTK m18/1 : Tacir, her türlü borcu için iflasa tabidir; ayrıca kanuna uygun bir
 ticaret unvanı seçmek, ticari işletmesini ticaret sicili- ne tescil ettirmek ve bu 
Kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari def- terleri tutmakla da yükümlüdür.
v  Tacir ticari defter tutmakla yükümlüdür.

    V.Odalara Kaydolmak
v  Tacir, ticari işletmenin faaliyet konusuna göre bulundukları yer ticaret ve Sanayi  odalarına kaydolmakla yükümlü. Bu bir ay içinde yapılmalı. Eğer tacir 1 ay içinde ilgili odaya 
kaydolmazsa oda bunu re’sen yapıyor. Odaya kaydolmak aidat ödeme yükümlülüğünü 
beraberinde getirir.
 VI.Ticari İş Karinesi
v  Tacirin borçlarının ticari olması asıldır.
v  Tüzel kişi Tacirler için İSTİSNA: ?
v  Adi işler için İSTİSNALAR: 
1) En başta yaparken açıkça söylemişse kişi yada
 2) İşin niteliğinden açıkça anlaşılıyorsa yapan kişi için o ticari iş değildir.
VII.Basiretli İş Adamı Gibi Davranma
v  Tacir sadece ticari işletmesi ile ilgili işlemlerde basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü 
altında.
v   Dolayısıyla Tacirlerin acemiliğini ,deneyimsizliğini ve hafifliğini ileri sürerek edimler 
arasındaki farkın giderilmesini isteyemez.
ÖRN: Tır şoförü gece uyumak için arabayı kenara çeker. Hırsızlarda gelip çantayı arkadan 
alıp kaçar. Yargıtay : “Sen basiretli bir tacir  gibi davranıp herhangi bir yere değil bir tır 
parkına yani güvenli bir yere çekmen lazımdı” diyor.
ÖRN: Tacir A , B ile bir sözleşme yapar. Daha sonra A araştırma yapar ve öğrenirki sözleşme 
konusu malın 2 yıl önce Türkiye’ye girişi yasaklanmış. A burada objektif imkansızlık 
olduğunu ileri sürüyor. Eğer A tacir olmasaydı burada objektif imkansızlık olurdu ama 
A tacir olduğu için basiretli bir tacir gibi davranıp sözleşmeyi yapmadan önce herşeyini 
araştırmalıydı.
v  Tacir ancak muzayeka (zorda kalma) hükümlerine dayanarak basiretli iş adamı gibi 
davranma yükümlülüğünün uygulanmaması gerektiğini ileri sürebilir.
ÖRN : İnşaat işi yapan tacir A, Hukuk Fakültesinden mezun olacak olan kızına bir spor 
araba almak ister.
Tacir A, spor araba satan tacir B’ye gider. Durumu anlatır. Kızının mezun olacağı saatte arabayı istediğini belirtiyor. Tacir B’de arabayı o saatte oraya teslim edeceklerini söylüyor. 
Tacir B arabayı yurtdışından getirtirken gümrük işleri uzar ve B zamanında arabayı teslim 
edemez. Tacir B bu durumda gümrük işlerinin uzadığı sebebi ile teslimin zamanında 
yapılamamasından sorumlu olmadığını söyleyebilir mi?
àSözleşme kurulurken Tacir B’nin yapmış olduğu söylemlerden yola çıkılır. Tacir B’nin 
basiretli iş adamı gibi davranması lazım. Ama tacir A’nın basiretlli iş adamı gibi davranma 
zorunluluğu yoktur. Bu olayda eğer A arabayı kızı için değilde ticari işletmesi için almış 
olsaydı o zaman basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü olurdu.

VIII.Ticari Örf-Adetlere Tabi olma
v  Tacirler bilselerde bilmeselerde ticari örf ve adetlerden sorumludurlar.
v  Tacir olmayanlar için ancak ya o örf adeti biliyorlarsa yada bilmeleri gerekiyorsa ticari 
örf ve adete tabidirler.Ama tacirlerin bilip bilmemesi önem taşımaksızın hepsinden 
sorumludurlar.
v  Taraflar aynı yerdeyse özel örf adet genel örf adetten önce uygulanır. Ama taraflar farklı 
yerdelerse Sözleşmenin ifa edileceği yerdeki ticari örf adet uygulanır.

 IX.Ücret ve Faiz İstemi
v  Tacir ticari işletmesi ile ilgili yapmış olduğu iş ve hizmetler nedeniyle sözleşmede
 kararlaştırılmamış olsa bile ücrete hak kazanır. Bu bir nimettir.
v  Tacir gibi sorumlu olanlar ancak tacirin külfetlerinden dolayı sorumludurlar burada ise ücrete hak 
kazanma bir nimet olduğu için tacir gibi sorumlu olanlar bundan yararlanamaz.
v  Yapılan işlemin ya da hizmetin olumlu sonuçlanması şart değil tacirin bu ücrete hak
 kazanabilmesi için.
ÖRN: M, B’nin müşterisi. M çek düzenleyip C’ye yani Hami’ye verir. C bankaya gidip bunu bozdurmak ister. Banka B’de M’nin hesabında yeterli bakiye yok fakat B “M bizim devamlı müşterimiz bir sorun olmaz” diye ödemeyi yapar C’ye. Yapılan bu işlemin BK hukukundaki karşılığı vekaletsiz iş görmedir. B yapmış olduğu bu ödemeden dolayı M’den bir hak 
kazanır mı?
à Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre B M’den ödemiş olduğu parayı geri ister. 
Ama B bu yapmış olduğu ödemeden dolayı Faize yada bir ücrete hak kazanır mı? Tacirin 
yapmış olduğu işlemlerden dolayı faize hak kazanabilmesi için bunun vekaletsiz iş görme 
nedeniyle yapılmış olması da mümkündür.
Ø  Tacir, Ticari işletmesi ile ilgili olarak vermiş olduğu avanslar ve yapmış olduğu giderler 
için ödeme gününden itibaren faize hak kazanır
ÖRN: Gaziantep’te ki bir tacir ile İstanbul’da ki bir tacir 2 ton antep fıstığının teslimi için 
anlaşırlar. Sözleşmede ifa yeri kararlaştırılmamış. İfa yeri neresidir?
à Bu cins borcudur. Borçlunun yerleşim yerinde yani Gaziantep’te yapılır ifa.
Adam Gaziantep’e gelip alamayacağını ve bir kamyon ile kendisine göndermesini söyler
 satıcıya. Satıcı bunun için kamyon tutar, hamal tutar ve çeşitli masraflar yapar. Tacir 
yapmış olduğu bu masraflardan dolayı ödeme gününden itibaren faize hak kazanır.
    X.Ücret ve Cezanın İndirilmesini İsteyememe
v  TTK m22: Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin 
ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı
 hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez.
v  Bu şart sadece tacirin ticari işletmesi ile ilgili işlemler için geçerlidir. Dolayısıyla tacir
 işletmesi ile ilgili olmayan her türlü işlemlerde aşırı ücret ve cezanın indirilmesini isteyebilir.
v  Ücret ve cezai şartın tenkisinin istenemeyeceği kanunda sayılmış olan sınırlı haller 
şunlardır:
1) TBK m121/2 :
v  Faiz veya irat borcunu ve bağışladığı meblağın tediyesinde temerrüde düşen borçlu 
için öngörülen cezai şart
v  Temerrüd faizi kanundan doğan bir haktır. Adi borçlarda eğer bu faiz aşırı bir oranda 
ise diğer taraf hakimden bunun indirilmesini isteyebilir. Ama tacir ticari işletmesi ile ilgili 
olarak yapmış olduğu işlemlerde temerrüde düşerse bu yüksek faizin indirilmesini isteyemez. 
(Kural bu)

2) TBK m182/3 :  Cezai şart.
v  Akdin icra edilememesi veya eksik olarak icrası hali için öngörülen cezai şart
I-Eğer taraflardan biri ifayı gereği gibi yapmazsa hem temerrüd hükümlerine gidilir hem 
cezai şart uygulanır.
II-Borçlu isterse o cezai şartı ödeyerek asıl edimini ifa etmekten kurtuluyor.
v  Taraflar cezai şartı aşırı faiş kararlaştırmışlarsa hakim re’sen cezai şartın indirilmesine karar verebilir.
v  Tacir ticari işletmesi ile ilgili olarak yapmış olduğu işlemlerde bu cezai şartın aşırı faiş olduğu gerekçesiyle hakimden indirilmesini isteyemez.
Bunlar basiretli bir iş adamı gibi davranmanın doğal sonucu.
   3. TBK 525: Simsarlık Ücretinin İndirilmesini İsteyememesi
v  Simsar aracılık eden kişidir. Tacir yardımcısıdır.
v  Simsarlık ücretini taraflar aşırı yüksek belirlemişlerse burada yine hakim bu ücretin
 indirilmesine karar verebiliyor fakat tacirler simsarlık ücretinin fazla olduğu gerekçesi 
ile bunun indirimini isteyemiyor.
v  Bu bir külfettir. Tacirler ve tacir gibi sorumlu olanlar buna tabidirler. Aşırı ücret ve 
cezai şartın indirilmesini isteyemezler.
ÖRN: Tacir A ile B sözleşme yapar. Sözleşmede aşırı yüksek cezai şart vardır. A edimini 
ifa etmezse bu aşırı yüksek cezai şartın indirilmesini isteyebilir mi?
–İsteyemez.
-Ama A sözleşme ile bu borcunu C’ye devrederse ve C tacir değilse, bu aşırı cezanın 
indirilmesini isteyebilir kural olarak. Ama ortada bir muvaza varsa ve B bunu ispatlarsa
 C indirim yapılmasını isteyemez.
-Tacir A sözleşmeyi yaptıktan sonra tacir sıfatını kaybederse indirimin yapılmasını 
isteyebilir mi?
-A sözleşmeyi tacirken yapmıştır dolayısıyla indirim isteyemez.

-Tam tersi olsaydı yani A sonradan tacir sıfatı kazansaydı indirilmesini isteyebilirdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder