7 Aralık 2014 Pazar

Ticari İşletme Hukuku 4 Aralık Ders Notları

4 aralık 2014 Perşembe
      
                              à TİCARET SİCİLİ ß
v SİCİL : Bazı haklara aleniyet sağlamayı amaçlayan ve bazı hakların kazanılmasına 
etki eden resmi kütüklerdir .
v Ticaret sicili : Ticari işletmelerle ilgili bazı haklara aleniyet sağlanması ve bazı 
hakların kazanılmasına etki eden resmi sicildir.
v Aksi ispat edilinceye kadar doğru kabul edilir.
v Resmi siciller 1926 TTK ile düzenleniyor.
v Günümüzde ticaret sicilleri elektronik ortamda tutuluyor.

Ticaret sicilinin sahip olduğu fonksiyonlar:

1) Aleniyet sağlamak (Açıklık Sağlamak)
v Ticari işletme ile ilgili her türlü kayıtların 3. Kişiler tarafından görülmesini sağlar. 
Yani şeffaflığı sağlar.
v ÖRN : Gaziantep’te ki bir tacir İstanbul da ki bir tacirle bir iş yapmak için oraya 
gider. İstanbul’da ki tacir de “gerçekten böyle bir ticari işletme var mı, sermayesi ne,
 ortakları kimler..?” bunlar hakkında bilgi alır siciller sayesinde.
2)   İspat Fonksiyonu
v Sicile kayıtlı bir şeyi ispat yükümlülüğünden kurtulur sahibi. Sicilde yazanların
 aksi ispat edilinceye kadar doğru olduğu kabul edilir.
3) Kontrol Fonksiyonu
v 3. Kişiler beyan edilen hususun doğru olup olmadığını gidip sicilden kontrol
 ederler.
4) Bazı Haklar Üzerinde Tekel Sağlama
v Ticaret ünvanı tescil ve ilan edilmişse artık ticaret ünvanı sahibi tescil etmiş 
olduğu ticari ünvanı üzerinde tekel hakkı sağlayacaktır.
v 3. Kişiler aynı ya da ayırt edemeyecek kadar benzer bir ticaret ünvanı
 seçemeyeceklerdir.

Ticaret Sicilinin Özellikleri
1) Aleniyet
v Ticaret sicili alenidir fakat 3.kişilerin inceleyebilmesi için ilgili olduğunu
 ispatlaması lazım.
v Tapu sicili ticaret sicilinden daha alenidir , dolayısıyla ilgili olduğunun ispatlanması
 şart değildir.
v İlgililer ücret ödemek şartıyla defterlerden belge alabilirler fakat defterlerin dışarı
 çıkarılması yasaktır.
2) Sorumluluk
v TMK m1007 : Tapu sicilinin yanlış tutulmasından dolayı devlet sorumludur.
v Ticaret sicilinin yanlış tutulmasından dolayı meydana gelen zararlardan devlet ve
 ilgili oda (sicil hangi odanın bünyesinde tutulmuşsa) müteselsilen sorumludur.

NOTLAR :
v Ticaret sicili sanayi ve ticaret odalarının bünyesinde kurulur.
v Çok gelişmiş şehirlerde sanayi odaları ve ticaret odaları ayrı ayrıdır.
v Bir yerde sanayi ve ticaret odası ayrı ayrı ise ticaret sicili müdürlükleri ticaret
 odalarının bünyelerinde kurulurlar.
v Ticaret sicilinin nerede hangi  odanın bünyesinde kurulacağı ve yetki çevresinin
 neresi olacağı bakanlık tarafından belirlenir.
v Eğer ticaret sicili müdürlüğü bir ilçede kurulmuşsa sınırı ilçe ile sınırlı, ilde
 kurulmuşsa il sınırı.
v Ticaret sicili müdürlükleri duruma göre bazı yerlerde şube açabilirler.
v Her ticaret sicilinin bir sicil çevresi var. Bunun amacı iyiniyetli 3. Kişiyi korumaktır.

Ø  Ticaret sicili müdürlükleri kimlerden oluşur?
·      Müdür
·      Yeteri kadar müdür yardımcısı
·      Diğer personeller
Ø  Atanma usulleri Ticaret sicili yönetmeliğinde düzenlenmiştir.
Ø  Müdür ve müdür yardımcılarının atanması ise yönetim kurulunun teklifi , 
gümrük ve ticaret bakanlığının görüşü ve ilgili odanın meclisi tarafından 
yapılır. Aynı usullede görevden alınırlar.
Ø  Diğer personeller İlgili odanın yönetim kurulu tarafından atanır. 
(Kesin bilgi değil)
Ø  Göreviyle ilgili olarak bu sicil müdürlüğü teşkilatındaki kişilere karşı 
işlenen suçlar kamu görevlisine karşı işlenmiş sayılıyor, yine bu kişiler 
göreviyle ilgil işlemiş oldukları suçlarda kamu görevlisi gibi cezalandırılıyorlar.
Ø  Bunlar kamu görevlisi değillerdir bir meslek odası tarafından ataması 
yapılıyor ancak kamu görevlisi olmanın hüküm ve sonuçlarından faydalanıyorlar.

            3 Tür Sicil İşlemi Vardır ;
1) Tescil :Bir kaydın sicile ilk defa yazılması işlemidir.
2) Tadil : Mevcut bir kaydın değiştirilmesi.
3) Terkin : Mevcut bir kaydın silinmesi.
Bunların üçüde aynı usule tabidirler ve üçüde tescildirler.

   ààà TESCİL
Ø  Iki şekilde olabilir;
              i.         İstem üzerine tescil (Kural bu)
            ii.         Re’sen ya da yetkili kurumun talebi üzerine olabilir. (İstisnaen bu uygulanır.)

a)  Talep Üzerine Tescil
Ø  Tescil talebinde bulunabilecekler; Tacirin kendisi, onun temsilcisi yada Tüzel kişi tacirler
 için tescil talebinde bulunmaya yetkili olan kişiler.
Ø  Kural olarak tescil işlemi kesin tescil olmalıdır. Geçici tescil kural olarak yapılmaz.
Ø  İlgili sicil memurları ön incelemeyi yaparlar. Eğer eksiklik varsa bu sicil isteminde
 bulunana iletilir. İlgili kişi bunun düzeltilmesinin zaman lacağı yada ticaret sicilinin vermiş 
olduğu kararın doğru olmadığını düşünürse buna itiraz eder. Buda belli bir zaman gerektirir.
 Bu arada br hak kaybının olmaması için geçici tescil talebinde bulunabilecek ilgili kişi. 
Fakat ana kuralımız geçici tescilin yapılamayacağıdır.
Ø  İçerik : Tescil talebinde bulunulan hususun tescil edilebilir bir husus olması lazım.  Bu 
hususta mevcut bir düzenleme yok dolayısıyla tescil memuru öncelikle bunu araştıracak.
Ø  Ticari temsilciler tescil edilmek zorunda fakat ticari vekiller tescil edilmek zorunda değiller. 
Ticari vekil tescil talebinde bulunmuşsa memurun bunu reddetmesi lazım.
ŞEKLİ : Yazılı ya da elektronik ortamda yapılabilir. Yazılı yapılacaksa tescil talebinde bulunan 
kişinin yetkili olduğunu ispatlaması gerekiyor. Elektronik ortamda yapılanlarda güvenli elektronik 
imza kullanıldığı için noter onayına gerek yok.
·      İster elektronik ortamda olsun ister yazılı olsun farketmez bütün tescil talepleri yazılı ve 
dilekçe ile olur ve dilekçenin arkasına tescil edilmesi gereken hususları gösteren dayanaklar 
eklenir.
·      Sözlü tescil mümkün değildir.
·      Tescil talebinde bulunan kişinin bir taahhütname vermesi gerekiyor. Bu verilen kayıtların
 doğru olduğu ve bu kayıtlardan doğacak hatalardan ticaret sicili memurunun sorumlu
 olmadığına dair bir taahhütnamedir.

SÜRE :
ü  Tescil talebi kural olarak kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça 15 gün içinde yapılmalı.
ü  Eğer tacirin ticari işletmesi yerleşim yerinden farklı bir yerde ise bu süre 1 aydır.
ü  Derhal yapılması gerekenler;
àAnonim şirketin feshine ilişkin dava
àGenel kurul kararlarının iptaline ya da butlanına ilişkin karar
àAnonim şirketlerde genel kurul kararının tesciline ilişkin kararlar
ü  15 günlük ve 1 aylık süreler tescil için gerekli olgunun gerçekleştiği ya da bununla ilgili
 bir belge yada işlemin yapıldığı günden itibaren başlar.
ü  Sürelerin niteliği herhangi bir yaptırımı olmayan sürelerdir. Ne hak düşürücü bir süre 
ne de zamanaşımı süreleridir. Bu süreler geçirildikten sonra tescil için başvurulmuşsa yine 
ticaret sicili memurunun bu işlemi yapması gerekiyor.

Başvurunun yapılacağı yetkili makam ;işletmenin merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret sicili 
makamıdır.
ü  Şubelerin tescili şubenin bulunduğu yerde yapılır.
ü  Yabancı ticari işletmeler Türkiye’de bir şube açmışlarsa yerli şubeler gibi tescil edilirler.
(İstisna kendi ticaret ünvanları ile ilgili kayıtlar saklı kalır, ve bunlar açacakları ilk şube için
 tam yetkili bir temsilci atamak zorundalar.)
ü  İlk aşamada bir ön inceleme yapar sicil memuru evrakların tam olup olmadığına, kişinin 
gerçekten o olup olmadığına bakar sonra maddi inceleme aşamasına geçilir yani bu tescil 
edilmesi gereken bir husus mu yada olgu doğmuş mu yada olgu gerçekleşmişmi ona bakar. 
Tescil talebi reddedilirse maddi aşamada, tacir geçici tescil talebinde bulunabilir. Geçici 
olmak şartıyla bu işlem sicile kaydedilir. Tacir ya eksikliği giderir ya da ilgili memura başvurur.
ü  Ticaret sicili Türkçe tutulur. Ve buna dayanan tüm belgeler Türkçe olmak zorundadır.

b)  Re’sen yada İlgili Makamın Bildirmesi Üzerine Tescil
ü  Talebe gerek kalmaksızın ticaret sicili memuru işlem yapabilir. Kural olarak 
re’sen de olsa ilgili makamın talebi üzerine de olsa Muhakkak ilgili kişiden bir 
talepte bulunması istenir.
ü  İstisnası: Ticari işletme ticaret siciline terkin edilmiş , bununla ilgili şubenin 
bulunduğu yerdeki ticaret sicili memuruna bir yazı gönderilir, bu yazı ile ordaki 
ticaret sicili müdürlüğü herhangi bir talebe bağlı kalmaksızın şubeyi sicilden terkin 
eder.
ü  Eğer merkez sicilden terkin edilmişse ilgili yazıyı alan şubenin kayıtlı olduğu 
ticaret sicili müdürlüğü şubeyi de sicilden terkin eder.
ü  İflas Kararı : Otomatik olarak ticaret sicili memurunca sicile tescil edilir.
ü  Ticaret sicili müdürlüğü kendiliğinden bir olgunun tescil edilmesi gerektiğini
 tespit ederse veya ilgili kurumdan yada bir odadan bir olgunun tescil edilmesi 
gerektiği yada bir olgunun değiştirilmesi yada silinmesi gerektiği ile ilgili bir 
bilgi alırsa ticaret sicili müdürlüğü ilgili taciri bu tescil işlemini yapmaya davet 
eder. Ya da eğer mazereti varsa bunu bildirmesini ister. Bir süre verir, her somut 
olaya göre ayrı belirlenir süre. İhtimaller ;
1-Tacir gelir tescil işlemini yapar, burada bir sorun kalmaz.
2- Kişi gelir ve gerekçeleri sunarak tescil işlemi yapmasına gerek olmadığını 
söyler. Bu mazereti değerlendiren ticaret sicili memurluğu mazereti haklı 
bulursa sorun kalmaz, haklı bulmazsa yetkili asliye ticaret mahkemesine 
başvurulur. Mahkeme dosya üzerinden inceleme yapar ve tescile karar verirse
 ticaret sicili memurluğu bunu tescil eder, tescili reddederse mahkeme burada 
sorun kalmaz.
3-Kişi gelmezse ve mazerette belirtmezse bu durumda 1000 liralık idari para 
cezası verilir o yerdeki en büyük mülki amir tarafından. Aynı zamanda sicil 
müdürlüğü yetkili asliye ticaret mahkemesine başvurarak tescil işleminin 
yapılmasına karar verilmesini talep eder.

ü  Ticaret sicili memurluklarının vermiş oldukları kararlara karşı 8 gün içerisinde yetkili
 asliye ticaret mahkemesine dava açılabilir. Bu süre kararıb tebliğinden itibaren başlar.
ü  İnceleme dosya üzerinden yapılır.
ü  Dava Asliye ticaret mahkemesine açılır çünkü bu bir mutlak ticari davadır.


àTescilin Hüküm ve Sonuç Doğurduğu An ß
ü  Bir tescil işlemi yapılır ve o ilan olunur.
ü  Ticaret sicili kayıtları 3. Kişiler nerede olursa olsun tescilin Türkiye sicili gazetesinde 
yayımlandığı günden sonraki ilk iş gününden itibaren hüküm ve sonuç doğurur.
ü  Eğer ilan birden fazla nüshada yayımlanmışsa son nüshanın yayımlandığı günden itibaren
 süre başlar.
ü  Hukuki işlemde ilan mı tescil mi esas alınır?
3. kişiler hakkında hüküm ve sonuç doğurması bakımından ilanın etkisi vardır.
Ticari şirketlerin tüzel kişilik kazanması içinse tescil yeterli. Bu anlamda ilana tabi değil.
ü  Tescil işleminden sonnra eğer bir süre hesabı yapılacaksa , ilan yani 3. Kişilere karşı 
hüküm ve sonuç doğurmaya başladığı an bu süreler içinde sürelerin başlangıcı kabul edilir.
ü  Ticari şirketlerde tescil kurucudur, ilan edilmese de ticaret şirket tüzel kişilik kazanmıştır.

    àTescil ve İlanın Etkisiß
1.   İşleme etkisi :
1)Bu ya açıklayıcıdır yada bildirici : Tescil ve ilan edilmesede hukuki işlem
 geçerli.
2) Kurucudur : Tescil ve ilan edilmezse hukuki işlem doğmaz yada bu hak
kazanılmış olmaz.
ü  Kanunda aksi belirtilmedikçe yada kanunda aksi anlaşılmadıkça ticaret siciline
 tescil açıklayıcıdır, bildirici etkiye sahiptir. Kurucu etkiye sahip olanlar ;
·      Ticari işletme rehninin kurulması
·      Ticari şirketlerin tüzel kişilik kazanmasında,
·      Ticaret ünvanının korunmasında
·      Ticari şirketlerin bölünmesi ya da tür değiştirmesi.

             b) Kişiler Bağlamında olumlu yada olumsuz etkisi:
ü  Olumlu etki: Tescil ve ilan edilmesi gereken bir husus usulüne göre tescil ve ilan
 edilmişse 3. Kişiler bunu bilmediklerini iddia edemezler.
ÖRN : Eğer bir tacir Gaziantepte yetkili bir ticari temsilci atamış ve bunu usulüne
 uygun olarak tescil ve ilan ettirmişse Edirne’de ki  biri bunu bilmediğini iddia
 edemeyecek.
ü  Olumsuz Etki : Tescil ve ilan edilmesi gereken bir husus tescil edilmemişse 
3. Kişilere karşı ileri sürülemez ancak onların bildiği yada  bilmesi gerektiği ispat 
edilerek onlara karşı ileri sürülebilir.
ÖRN : Tacir birini ticari temsilci olarak yetkilendirir fakat bunu tescil ve ilan 
ettirmez. Fakat en çok iş yaptığı kişilere bunu mektupla bildirir. Ama temsilci 
sınırı aşan bir işlem yaparsa asıl tacir bunu ispat ederse burada hüküm ve sonuç 
doğurur 3.kişiler hakkında.
ÖRN: A kişisi B’nin ticari işletmesi ile ilgili bir işlem yapmak ister ve ticaret 
siciline gider ve onu inceler. Oradaki kayıtlara güvenerek A bundan bir hak 
iktisap eder. A’nın iktisap ettiği bu hak korunur mu? (Tapu siciline güven ilkesine
 benzer bir ilke ticaret sicili içinde var mı?)
à Hayır, yoktur.

Görünüşe veya İlana Güven İlkesi :
ü  Kural olarak ticaret sicilinde tapu siciline güven ilkesine benzer bir güven ilkesi
 yoktur. Burada sadece ilana güven ilkesi vardır, yani görünüşe güven ilkesi korunur.
ü  TTK m37: Tescil kaydıyla ilan edilen husus arasında bir aykırılık bulunursa,
 tescildeki bu yanlışlığı bilmeyen kişilerin ilana güvenerek yapmış oldukları işlemler 
korunur.
ü  Kural olarak bir husus tescil edilmişse bu Türkiye sicil gazetesinde ilan edilir.
ü  ÖRN:Tescil sırasında X kişisi yanlışlıkla Y kişisi olarak ilan edilmiş. 3.kişide 
bu Y kaydına güvenerek bir işlem yapmış. Eğer bu 3.kişi bu tescildeki kaydı 
bilmiyorsa, bilmesi gerekmiyorsa yani iyiniyetli ise Y kaydına güvenerek yapmış 
olduğu işlem korunur.
ü  TTK m37’nin uygulanabilmesi için şartlar ;
1.   Tescil gerçeğe uygun olmalıdır.
2.   Tescil edilmesi gereken bir husus olması lazım.
3.   Tescil ile ilan arasında bir farklılık olması lazım.
4.   3.kişinin iyiniyetli olması lazım.
İSTİSNA;
ü  NOT : TİRK m 5/4: Ticaret veya esnaf sicilindeki kayda isnat edilerek rehin iktisap 
edenin bu iktisabı korunur.

*    ÖRN : Tacir A Gaziantep’te bir ticari işletme almak ister. B kişisi elinde bir işletme
 bulunduğunu söyler ve A işletmeyi beğenir . A ticaret siciline gider inceler ve malik orada 
B olarak gözüküyordur. A şahsı da zaten malik olarak B’yi biliyordur. Ama aslında burada 
bir yolsuz tescil vardır çünkü  işletmenin gerçek sahibi B’nin kardeşi C’dir.  A ticaret siciline 
güvenerek B’nin elindeki ticari işletmeyi devralır. Devir sözleşmesi yapılır. Devir için 
yazılı sözleşme yeter. Tescil ve ilan edilir ve üzerinden 10 yıl geçer. A bu işletmenin maliki 
olur mu?
ààà B sicilde malik olarak görünsede, işlem usulünce tescil ve ilan edilse de, üzerinden 
10 yıl geçse de A bunun maliki olamaz. Devletin kusuru varsa A bunu devletten alır.
à Somut olayda A banka olsa ve B A’ya kredi için gelse, A işletmeyi araştırsa ve B’ye ait 
olduğunu görse ticaret sicilinde ve bunun sonucu o işletme üzerinde rehin kurulsa bu 
korunur mu?
àààBunun korunması lazım TİRK m5/4 ‘e göre. Ama bunun haricinde tapu sicilindeki 
güven ilkesine benzer bir ilke ticaret sicilinde yoktur. Sadece rehin hususunda böyle bir istisna
 vardır o da TİRK’te düzenlenmiştir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder