Daha bir yıl
öncesine kadar sorulsa “Ne olacaksın okul bitince?” diye salisesinde cevabımı
verirdim ; “Hakim” olacaktım.. Her nasıl lisemde tercihin son günlerine kadar
asla hukuk okumam diyorduysam şimdide aynen öyle büyük konuşuyordum. Hayaller
iyi güzel fakat hayat karşınıza öyle beklenmedik sürprizler çıkartıp sizi
şaşırtıyor ki ister istemez yeni yollara yönelme fikri belirmeye başlıyor
binbir tilkinin dönüp durduğu kafanızda..
Adaletin gün be gün yoksayıldığı
ülkemde hukuk okumak ağırıma gider oldu.. Bişeyler yapmalıyım diyordum!
Bişeyler ! öyle birşey olsun ki ilerde ne istersem isteyeyim karşısına gittiğim
kimse beni reddedemesin! Çok mu iddialıyım yada çok mu abartıyorum sizce ?
Haklı olabilirsiniz elbet ama sonuçta hep deriz ya gökyüzündeki en büyük
yıldızı hedef koyalım ki düşersek bile yine iyisine tutunabilelim.
Hukukçu
kimliğimin beni istediğim yerlere götüreceğinden şüphe duyunca ek bir yola
koyuluverdim. Yaklaşık bir yıl önce başlayan erasmus serüvenim meyvelerini
vermeye başlıyordu artık. Planlar, fikirler, hayaller tamamen değişmişti.
TUİÇ (Türkiye
Uluslararası İlişkiler Çalışmaları Derneği) ile tanışmam tamamen bir tevafuk
sonucudur. Brüksel’de staj yaptığım erasmus günlerinin son demleriydi. Sanal
alemde ordan oraya akmakla meşgulken bir anda bir ilan çarpıverdi gözüme “TUİÇ
Üniversite temsilcilerini arıyor ..”.
İlanı görür görmez hiç düşünmeden gönderdim CV mi. İnsan bir sorgular
ama değil mi nedir necidir bu dernek diye ; fakat ben daha ilk dakikadan
istemsiz bir şekilde sevmişim bu derneği ki araştırmadan başvurdum J. Sonrasında kabul aldım ve Ankara’da geçtiğimiz
hafta diğer üniversite temsilcileri ile bir eğitim gezisine katıldık.
Dernekten
biraz bahsetmek lazım. Adı üstünde zaten ilgi alanını uluslararası ilişkiler
oluşturmakta. Temsilcilerin yaklaşık %90’ı da bu bölümden fakat benim gibi istisnalarda var elbet J. 6 yıl önce kurulmuş şuandada 7. Yılının içinde
bulunmakta. Her yıl Ankara’ya siyasi partilere, TBMM’ye, Düşünce kuruluşlarına,
Bakanlıklara ziyaretleri kapsayan eğitim gezileri yapmakta. Bu yıl bir ilk
yapıldı ve bu gezinin katılımcılarını derneğin üniversite temsilcileri
oluşturdu. 25 farklı üniversiteden 33 farklı arkadaşla tanışma fırsatı buldum
ve aslında bu daha yarısı bile sayılmaz çünkü yaklaşık 65 civarı üniversiteye
ulaşmış durumda dernek. Ve her üniversiteden temsilci seçmekle derneğin kapsam
alanını büyük oranda genişletmiş bulunmakta ve çok takdir ettiğim bir yöntem
bu. Son değil ama en önemli
özelliklerinden biriside Derneğin hiç bir siyasi görüşe sahip olmayıp her görüş
ve fikre eşit mesafede olması. Helede günümüz Türkiye’sinde böyle kimsenin
etkisinde kalmayıp özgürce hareket edebilen kurum ve kuruluşlara ihtiyaç gün be
gün artarken TUİÇ’in “nonpartisanlık” ilkesi beni en cezbeden yanı oldu.
Gerçekten Türkiye’nin
dört bir yanından gelen o kadar kişinin hiç mi bir görüşü yoktu yani diye
düşünüyorsunuz elbet. Tabiki de haklısınız. Sonuçta bizler bireyiz ve bu
ülkenin geleceğine yön vermeyi hedef edinmiş gençleriz. Herkesin bir görüşü,
fikri, savunduğu bir yanı vardı fakat bu hiç bir şekilde hiç kimseyi
etkilemedi. 4 gün boyunca Ankara’da ordan oraya çok güzel ziyaretler
gerçekleştirirken bizim kazandığımız en önemli şey dostluk oldu… Siyasi
görüşler ön plana çıkmadan , kimse kimseyi tuttuğu taraf sebebiyle
eleştirmeden, sadece bu ülke için daha başka neler yapabiliriz , kendimizi
nasıl geliştiririz sorularıyla meşgul olduk hep.. Birlikte kahve bahane sohbet şahane cümleleri
ile saatlerce muhabbet ettik, birbirinden güzel yemekler yedik , güldük
eğlendik … tabi hepsi bu değil birazda nereleri gezdiğimize değinmek lazım J .TBMM, AKP, CHP, MHP, BDP, Dişişleri bakanlığı,
AB Bakanlığı, Gençlik ve spor bakanlığı, Kamu diplomasisi Koordinatörlüğü,
Diyanet işleri Başkanlığı, Eski meclis, Stratejik Düşünce Enstitüsü, Birleşmiş
milletler ve dahası… Gelemeyen arkadaşlar da inşallah yakın zamanda buraları
ziyaret etme fırsatı bulacaklar ;) .
Hayatıma hep
güzel tevafukların yön verdiğine inanırım ve TUİÇ de benim için bu
güzelliklerden bir tanesi oldu. Her ne kadar bir hukukçu olarak derslerden bir
hafta uzak kalıp kopmuş olsamda TUİÇ ‘in muhteşem kadrosuyla bu geziye
katılmaya değerdi.. Yine olsaa yine yaparım dercesine J . Şuan biraz zorlanıyorum elbet bir
hukukçu TUİÇ’e nasıl katkıda bulunabilir diye fakat umuyorum ki bu güzel yapıya
bir tuğlada ben koyabilir , gelişmesine vesile olabilirim.
Gelelim sonuca
J. Kendime çizdiğim ek yolda Hakimlik ilk hedefim
olsada uluslararası alana yönelmek hemen onun ardından geliyor ve ciddi bir
rakip J . Ben Erasmus’u fazla sevdim galiba yeniden
yurtdışı lafları etmeye başladığıma göre J . Neden kariyerime yurtdışında devam
etmeyeyim ki diye düşünüp bu alana merak sardım ve Yandal a başvurarak ilk
adımımı atmış oldum , darısı bitirmeye inşallah J.
Sevgili TUİÇ
yönetim kurulu üyeleri , TUİÇ üniversite temsilcileri , bu süreçte tanıştığım
herkes… Her ne kadar şuan adlarınızı tek tek sayamasamda hepinizle tanıştığım
için büyük mutluluk duyduğumu bilmenizi isterim. Gezinin sonunda herkes grupta
düşüncelerini ifade ederken benim susmamın sebebi bu yazıyı yazmak ve bunu size
hediye etmek istememdi, umarım hediyemi seversiniz J. Değerli dostlar yakın zamanda yeniden
görüşmek ümidi ile, selametle kalın J.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder