20 Ekim 2014 Pazartesi

TUİÇ ile Dolu Dolu Bir Hayat :)

Yolunu bulmak için yollara düşmüş , hukukçu görünümlü, kalabalıklar içinde yalnız, bide üstüne 3 kardeşle birlikte koca bir ilçenin sorumluluğunun sırtına yüklendiği kimilerine göre ise Avrupanın yeni Fatihi olmuş bir kız çocuğu..

Daha bir yıl öncesine kadar sorulsa “Ne olacaksın okul bitince?” diye salisesinde cevabımı verirdim ; “Hakim” olacaktım.. Her nasıl lisemde tercihin son günlerine kadar asla hukuk okumam diyorduysam şimdide aynen öyle büyük konuşuyordum. Hayaller iyi güzel fakat hayat karşınıza öyle beklenmedik sürprizler çıkartıp sizi şaşırtıyor ki ister istemez yeni yollara yönelme fikri belirmeye başlıyor binbir tilkinin dönüp durduğu kafanızda.. 


Adaletin gün be gün yoksayıldığı ülkemde hukuk okumak ağırıma gider oldu.. Bişeyler yapmalıyım diyordum! Bişeyler ! öyle birşey olsun ki ilerde ne istersem isteyeyim karşısına gittiğim kimse beni reddedemesin! Çok mu iddialıyım yada çok mu abartıyorum sizce ? Haklı olabilirsiniz elbet ama sonuçta hep deriz ya gökyüzündeki en büyük yıldızı hedef koyalım ki düşersek bile yine iyisine tutunabilelim.

Hukukçu kimliğimin beni istediğim yerlere götüreceğinden şüphe duyunca ek bir yola koyuluverdim. Yaklaşık bir yıl önce başlayan erasmus serüvenim meyvelerini vermeye başlıyordu artık. Planlar, fikirler, hayaller tamamen değişmişti.

TUİÇ (Türkiye Uluslararası İlişkiler Çalışmaları Derneği) ile tanışmam tamamen bir tevafuk sonucudur. Brüksel’de staj yaptığım erasmus günlerinin son demleriydi. Sanal alemde ordan oraya akmakla meşgulken bir anda bir ilan çarpıverdi gözüme “TUİÇ Üniversite temsilcilerini arıyor ..”.  İlanı görür görmez hiç düşünmeden gönderdim CV mi. İnsan bir sorgular ama değil mi nedir necidir bu dernek diye ; fakat ben daha ilk dakikadan istemsiz bir şekilde sevmişim bu derneği ki araştırmadan başvurdum J. Sonrasında kabul aldım ve Ankara’da geçtiğimiz hafta diğer üniversite temsilcileri ile bir eğitim gezisine katıldık.

Dernekten biraz bahsetmek lazım. Adı üstünde zaten ilgi alanını uluslararası ilişkiler oluşturmakta. Temsilcilerin yaklaşık %90’ı da bu bölümden  fakat benim gibi istisnalarda var elbet J. 6 yıl önce kurulmuş şuandada 7. Yılının içinde bulunmakta. Her yıl Ankara’ya siyasi partilere, TBMM’ye, Düşünce kuruluşlarına, Bakanlıklara ziyaretleri kapsayan eğitim gezileri yapmakta. Bu yıl bir ilk yapıldı ve bu gezinin katılımcılarını derneğin üniversite temsilcileri oluşturdu. 25 farklı üniversiteden 33 farklı arkadaşla tanışma fırsatı buldum ve aslında bu daha yarısı bile sayılmaz çünkü yaklaşık 65 civarı üniversiteye ulaşmış durumda dernek. Ve her üniversiteden temsilci seçmekle derneğin kapsam alanını büyük oranda genişletmiş bulunmakta ve çok takdir ettiğim bir yöntem bu.  Son değil ama en önemli özelliklerinden biriside Derneğin hiç bir siyasi görüşe sahip olmayıp her görüş ve fikre eşit mesafede olması. Helede günümüz Türkiye’sinde böyle kimsenin etkisinde kalmayıp özgürce hareket edebilen kurum ve kuruluşlara ihtiyaç gün be gün artarken TUİÇ’in “nonpartisanlık” ilkesi beni en cezbeden yanı oldu.

Gerçekten Türkiye’nin dört bir yanından gelen o kadar kişinin hiç mi bir görüşü yoktu yani diye düşünüyorsunuz elbet. Tabiki de haklısınız. Sonuçta bizler bireyiz ve bu ülkenin geleceğine yön vermeyi hedef edinmiş gençleriz. Herkesin bir görüşü, fikri, savunduğu bir yanı vardı fakat bu hiç bir şekilde hiç kimseyi etkilemedi. 4 gün boyunca Ankara’da ordan oraya çok güzel ziyaretler gerçekleştirirken bizim kazandığımız en önemli şey dostluk oldu… Siyasi görüşler ön plana çıkmadan , kimse kimseyi tuttuğu taraf sebebiyle eleştirmeden, sadece bu ülke için daha başka neler yapabiliriz , kendimizi nasıl geliştiririz sorularıyla meşgul olduk hep..  Birlikte kahve bahane sohbet şahane cümleleri ile saatlerce muhabbet ettik, birbirinden güzel yemekler yedik , güldük eğlendik … tabi hepsi bu değil birazda nereleri gezdiğimize değinmek lazım J .TBMM, AKP, CHP, MHP, BDP, Dişişleri bakanlığı, AB Bakanlığı, Gençlik ve spor bakanlığı, Kamu diplomasisi Koordinatörlüğü, Diyanet işleri Başkanlığı, Eski meclis, Stratejik Düşünce Enstitüsü, Birleşmiş milletler ve dahası… Gelemeyen arkadaşlar da inşallah yakın zamanda buraları ziyaret etme fırsatı bulacaklar ;) .

Hayatıma hep güzel tevafukların yön verdiğine inanırım ve TUİÇ de benim için bu güzelliklerden bir tanesi oldu. Her ne kadar bir hukukçu olarak derslerden bir hafta uzak kalıp kopmuş olsamda TUİÇ ‘in muhteşem kadrosuyla bu geziye katılmaya değerdi.. Yine olsaa yine yaparım dercesine J . Şuan biraz zorlanıyorum elbet bir hukukçu TUİÇ’e nasıl katkıda bulunabilir diye fakat umuyorum ki bu güzel yapıya bir tuğlada ben koyabilir , gelişmesine vesile olabilirim.

Gelelim sonuca J. Kendime çizdiğim ek yolda Hakimlik ilk hedefim olsada uluslararası alana yönelmek hemen onun ardından geliyor ve ciddi bir rakip J . Ben Erasmus’u fazla sevdim galiba yeniden yurtdışı lafları etmeye başladığıma göre J . Neden kariyerime yurtdışında devam etmeyeyim ki diye düşünüp bu alana merak sardım ve Yandal a başvurarak ilk adımımı atmış oldum , darısı bitirmeye inşallah J.


Sevgili TUİÇ yönetim kurulu üyeleri , TUİÇ üniversite temsilcileri , bu süreçte tanıştığım herkes… Her ne kadar şuan adlarınızı tek tek sayamasamda hepinizle tanıştığım için büyük mutluluk duyduğumu bilmenizi isterim. Gezinin sonunda herkes grupta düşüncelerini ifade ederken benim susmamın sebebi bu yazıyı yazmak ve bunu size hediye etmek istememdi, umarım hediyemi seversiniz J. Değerli dostlar yakın zamanda yeniden görüşmek ümidi ile, selametle kalın J.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder