29 Ağustos 2014 Cuma

"PRAG" Yağmurunu Bile Sevdiğim Şehir :)

      
 Prag.. Erasmusla yurtdışına gelene kadar adını bile duymadığım ama beni kendine hayran bırakan inanılmaz bir şehir/başkent. . Evet bildiğiniz üzere bizde en uzun kelime diye espri konusu yapılan “Çekoslavakyalılaştıramadıklarımızdan mısınız?” kelimesinde geçen Çek ve Slovakya devletleri bizim doğduğuuz yıllarda ayrı iki devlet haline gelmişler ve Prag, Çek Cumhuriyetinin başkenti olarak kabul edilmiş. Korkmayın hemen size tarih dersi verecek değilim burda J. Be relax sayın okurum , don’t worry, burda sadece gezi anılarımı, gezip gördüğüm yerleri anlatacağım diğerlerini zaten sen elinin altındaki internet denen icattan saniyeler içinde bulabilirsin J.
       Eveeettt gelelim gezimize: Prag’a giderken neler yaşadık? Trendeki polisle aramda vize hususunda ne sıkıntı yaşandı? Bizi hangi aksilikler karşıladı? Nereleri gezdik ? neler yaptık? Hepsi yazının içinde sizin tarafınızdan okunmayı bekliyor J Eee ne duruyorsunuz hadi başlayın J .


      
Plana göre ilk Prag’a gidip (akşam 6 da çıkıp ertesi sabah 10da orda olacaktık) -16 saattt!!!- sonra Berlin’e geçip batıya doğru bir güzargahla hareket edecektik ama gelin görün ki evdeki plan çarşıya uymadı , istediğimiz tren dolmuştu ve rezervasyon içinde toplam 90 euro istiyorlardı! O parayı vermemek için neler neler düşünmedikki! Yazık orda bizimle ilgilenen adama gerçekten sanki başka müşteri yok gibi bir saat bizle ilgilendi , planımızı baştan yaptı bizimle birlikte , sabrına hayran kaldım doğrusu J. En sonunda Prag’a gidemeyeceğimizi anlayıp ilk Berlin’e gitmeye karar verdik ve Berlin’den günü birlik Prag’a geçtik ertesi gün. Tren gayet rahattı ama sınır geçişinde pasaport kontrolünde  cins bir polise çattım resmen. Adam benim bu erasmus sürecinde her türlü resmi işlemler hakkında ne kadar bilgi edindiğimi bilmiyor ve sanki hiç bişi bilmiyormuşum gibi bana vizemde hata olduğunu ve aslında Belçika dışına çıkamayacağımı hatta vizemin tamamen geçersiz olduğunu ve Türkiye’ye gidip yeniden vize almam gerektiğini söylüyor. Onun savunmasına göre Belçika vizesini Polonya’dan almış olmam tamamen hata ve suçluyum... Yani bişeyler bildiğini zanneden o adama derdimi anlatana kadar neler çektiğimi bilemezsiniz gerçekten..

       
POLİSE DERT ANLATMAYA ÇALIŞIRKEN BEN -TEMSİLİ-
Şöyle anlatayım size durumu : İlk dönem Polonya’da ki okulumda oturum izni çıkartmıştım ve bu oturum izni Belçika vizesi için başvurdu
ğumda işimi kolaylaştırdı. Normalde oturum iznim olsa bile uzun süreli -90 günden fazla- vize için başvuru yapacaksam bunu Türkiye’ye gidip halletmem gerekirdi ama ben kısa süreli vizeye başvurduğum için Polonya’dan bu vizeyi almam bir engel değildi, ayrıca stajyer vizesi gibi birşey olmadığı için bana turist vizesi verdiler ve polise göre bu da hata...Adam yıllardır sürüp gelen uygulamayı baştan sona yanlış biliyor ve bildiğini sanıyordu resmen.. En sonun da pes etti sizin hatanız değil konsolosluğun hatası deyip gitti şükür...

        Prag’ta aksilikler kervanına  arkadaşların fotoğraf makinesinin bozulmasıda eklendi. Gezinin daha başında olduğumuz içinde muhakkak bir çözüm bulunmalıydı. Gezmek yerine tamirci aradık resmen J. En sonunda ümidimizi kestik ve yeni ufak bir makine alıp geziye öğlen 12 de başlamış olduk J. Ama bizdeki hızı görmelisiniz heryeri görelim derken öyle bir yürüyordukki gören koşuyoruz zanneder J.

        
WENCESLAS SQUARE
 
Tren istasyonundan çıktı
ğımızda ilk geçtiğimiz yer “WENCESLAS MEYDANI” oldu. Opera binası ve Ulusal müze, önündeki atlı heykeli ve iki tarafında bir çok kafesi ile bu cadde insan seli gibiydi.. Burada ki canlılığı sevdim ilk andan itibaren J.

       



 Sonra “BELEDİYE BİNASI” ve bir kaç kilisenin yanından geçip “OLD TOWN MEYDANI”na geldik. Bir çok şehirde olduğu gibi Tarihi Prag şehrinde de Old Town (Eski Şehir) meydanı olmazsa olmazdı tabi. Turistler için en önemli yerlerden birisi bu meydan. Wenceslas Caddesinden geçip bu meydana ulaşırsınız ve buradan da “KRAL KÖPRÜSÜNE” geçersiniz. Bu meydanda neler mi bulunuyor ? (RESİMLEİRİNİ EN ALTA EKLEDİM) :).


  1.        "POWDER TOWER”(Şehrin sembolüdür ve 13 kapıdan bir tanesidir), 
  2.     “ASTRONOMİK SAAT” (Astronomik Saat ‘in yapımı ile ilgili birçok hikaye bulunmaktadır. İnanışa göre 15. yüzyılda Jan Ruze, Saat Ustası Hanus tarafından yapılmıştır. Saate hayran olan birçok insan olmasına rağmen saatin planları Hanur tarafından kimseye gösterilmemiştir. Prag şehir yöneticileri Hanus’un bu saatten daha güzelini inşa edeceğini öğrenince bunu önlemek için Hanus’un gözlerini kör etmiştir. Sonrasında Hanus öç almak için Astronomik Saate zarar vermiştir ve bu zarar hiçbir zaman tamir edilememiştir.) ,
  3.    “NICHOLAS KİLİSESİ”,
  4.    “TYN KİLİSESİ”
  5.     “JAN HUS ANITI”( Jan Hus yaşadığı dönemde kiliseyi eleştiren ve bu nedenle fikirlerini değiştirmesi söylenen birisiydi. Bunu reddettiği için de 1415 yılında yakılarak öldürülmüştür)  ve birçok saray ve ev burada bulunmaktadır.

KARL KÖPRÜSÜ - KRAL YOLU
     Bu meydanı arkanızda bırakıp "KRAL YOLU - KARL KÖPRÜSÜ" nden geçerek şehrin diğer yarısına ulaşırsınız ve “PRAG KALESİ” turu sizin için başlamış olur. PRAG KALESİ Dünya’da ki en büyük tarihi kaledir. Kaleye çıkarken o kadar çok merdiven çıktık ki yorulup soluklanma ihtiyacı hissettik. Bizlerin turist olarak geldiği bu kalede öyle bir Prag manzarası hakim ki gelin ve damatlar buraya geliyor fotoğraf çekimi için, bizde gizlice onları çekelim derken yakalndık komik oldu ama siz denemeyin J.

PRAG KALESİ
       Kale içinde bir çok bölüm bulunuyor. En önemlilerinden birisi ise Gotik tarzda yapılan “St. VITUS KATEDRALİ”. ESKİ KRALların mezar yeri olarak kullanılıyormuş ayrıca kraliyete ait hazine burada tutuluyormuş. Anlayacağın burası çok önemli bir kilise sayın okurum ;)  .  Bu kale öyle büyük ki adeta şehir içinde başka bir şehir kurulmuş. Sokaklar yollar meydanlar evler kiliseler.. daha neler neler.. 

İlk giriş kapısında asker değişim törenine denk geldik , öyle komik hareket ediyorlardı ki kendileri bile hallerine dayanamayıp güleceklerdi nerdeyse J. Bu güzel hatırayı da çantamıza alıp iç kısımlara doğru ilerledik.
Bu kalede neler var diye merak ediyorsanız :
ST. VUTUS KATEDRALİ
1)St. Vitus Katedrali-Çek tarihindeki en büyük ve en önemli kilise- ,
2)St. George’s Bazilikası-Çek tarihindeki en eski kilise-,
3)Eski Kraliyet sarayı
4)Yazlık Kraliyet Sarayı
5)Yeni Kraliyet Sarayı
6)Golden Line
7)Royal palace
8)Kutsal Haç Şapeli…. Ve daha neler neler.. inanın burası bir kale değil bambaşka bir şehir..

         Burası öyle büyüktü ki biz bir iki saat içinde yürüdüğümüz halde hala içinden çıkamamışız. Kaleyi gördük diğer istikamete doğru yürüyelim deyip o kadar çok yürüdükten sonra karşılaştığımız manzara ile anladık ki Daire çizip Kalenin giriş kapısına yenice ulaşabilmişiz… Resmen komediydi. Kaybolduk diye bir görevliye diğer istikametimizi sorduğumuzda bana bulunduğumuz yer olarak hala Kaleyi göstermesi sonucunda “bu adam buraları bilmiyor” diye dalga geçipte başladığımız noktaya dönmek tam bir komediydi.. J. Artık pilimiz bitmek üzereydi.
      
DANS EDEN EV
  
Eşsiz Prag manzarasının tadını çıkarıp sonra başka bir kiliseye geçtik.Aslında tam olarak kilise de
ğil. Prag’ın en eski kütüphanesinin bulunduğu bir yapı… Bir hukukçu olarak beni ciddi manada etkiledi bu kütüphane.. orda yaşasam içinden çıkmazdım herhalde J Sonrasında Nehir üzerinde küçük bir ada olan “KAMPA ADASI” üzerinden geçip “DANS EDEN EVİ” de görerek dönüş yoluna düştük.. Koşturmacalı yorucu bir gün oldu bizler için.. Öyle yorulmuştuk ki “PETRİN TEPESİ”ne çıkacak halimiz kalmamıştı.

         İşte böyle Sevgili okurlarım J. Koştur koştur olsada kendine hayran bıraktı Prag beni.. Ve ayrılırken şöyle söyledim :”Evet Prag , geldim gördüm gidiyorum ama bunu saymıyorum, nasipse yeniden görüşeceğiz inşallah J”. Nasipse bu yazıyı okuyan herkes gidip görür oraları inşallah J Bugünlük bu kadar sırada Amsterdam var J. Amsterdam’da görüşmek dileği ile Selametle kalın inşallah.. J
JAN HUS ANITI
TYN CHURCH





ASTRONOMİK SAAT
ST. NICHOLAS CHURCH

2 yorum:

  1. prag'ı sevmeyen var mı acaba gezenler arasında? güzel sehir prag

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence yoktur gidip görüpte beğenmeyen, hakikaten görmeye-görülmeye değer..

      Sil