Ankara beni pekte sıcak karşılamadı ne
yazık ki. Tamam tahmin ediyordum soğuk bir memleket olduğunu ama ey vicdansız
gelir gelmez hemen hasta etmene de gerek
yoktu ki :/ Anladığınız üzere hastayım
şu sıralar ve iyileşmemekte ısrarcı bir
bünyem var.. Bunları yazarken aklıma
Antep geldi ve yine peçetemi aldım elime.. Duygulanıyorum üzülüyorum, hayatımın
5 yılına sahip o şehir nasıl üzülmem ki.. Ömrümün en güzel yıllarını orda
geçirdim en sevdiğim insanlarla… Biliyorum ki bir daha böylesine sevdiğim ve
seveceğim bir ortamım olamayacak çünkü her genç için üniversite hayatı en
unutulmaz zamanlardır.. Tabi sadece bunlar değil Gaziantep özlemimi tetikleyen
unsurlar!
Size Gaziantep denince ilk aklıma gelen
şeyi anlatmak istiyorum : “BEYRAN!” duymayanlar için belirteyim Beyran Gaziantep’e
özgü muhteşem bir yemektir. Et ve pirinç
ana malzemesi ve naneli sarımsaklı biberli acı sosuyla buluşunca eşsiz
bir lezzete ulaşıyor. Şuan beyrana büyük bir aşk beslesem de hazırlıkta yani 5
sene önce ilk düşüncelerim bunlar değildi tabi.. Bir arkadaşım beyranı ilk anlattığında beyin
kavurma ile birlikte anlatmıştı tabi ben eti pek seven bir insan değildim o
zamanlarda, e haliyle midem bulanmıştı ve beyrana gönül kapılarımı tamamen
kapatmıştım. Ahh ahh çok pişmanım bu önyargımdan dolayı. Sonra efendim geldik
1.sınıfa. Yine bir gün hastalandım , sınıftan bir arkadaş değindi bu beyran
hususuna “Git beyran iç hastalık falan kalmaz” dedi. Tabi benim yine aklıma
hayvanın beyni geldi ve tiksindim. Yine gitmedim beyran içmeye. Sonra 2.sınıfta
bir sabah namazına müteakip gidip ilk beyranımızı içme şerefine nail olduk ve
gidiş o gidiş J O gün bu gündür beyransız bir hayat düşünemiyorum J .
Beyran Gaziantep’te baya ünlüdür özellikle
şifadır şifa diye hasta olan kişilere içirirler ve gerçekten de etki ediyor.
Mesela bir yarıyıl tatilinde babam 1 hafta evde öksürükle griple uğraştı hangi
ilacı içerse içsin iyileşmedi. Sonra Antep’e beni bırakmaya geldiğinde beyran
içtik ve bir iki saat geçmeden bomba gibi oldu J .
Genelde sabahları içerler beyranı ama bana
göre bir saati yok , günün 24 saati gidip beyran içebilecek bir aşkım var J. Arkadaşlarımı da baya bıktırmıştım “hadi gidip beyran içelim”
ısrarlarımla J Girdiğim iddialarım hep beyran üzerine olurdu, buluşmalarımızda
nolur beyrana gidelim diye yalvarırdım arkadaşlarıma.. Çok çektirdim onlara bu
aşk uğruna J Ahh ahh geçmişte kaldı bu günler malesef artık veda ettim antepe ve
beyrana.. L .
Gitmek isteyenler olursa, Gaziantep’e yolu
düşen olursa , hala denememiş olanlar varsa muhakkak denesinler! Tabi doğru
mekanı tercih etmezseniz mideniz bu güzelim lezzeti kaldıramayabilir çünkü bazı
mekanlar aşırı yağlı yapıyorlar ve bu da mideye zarar veriyor.
Mekan olarak ise ben ilk METANET’te içtim, zaten en ünlü mekanı burası. Çarşının
içinde TAHMİS KAHVESİ’nin hemen yan sokağında yer alıyor . Önce beyran içip
sonra da Tahmis’te Elma Çayı içerseniz
mükemmel olur!!!
Diğer mekanlar ise KELEBEK, SAKIP
USTA ve ACIOĞLU. Hepside çok güzel
yapıyorlar. Ben beğendim bu 4 mekanın etini sizlerde rahatlıkla gidin için J.
Lafın özüne gelecek olursak çok hastayım a
dostlar. İyileşemiyorum. Kış erken geldi benim için ve anlaşılan bayada zor
geçecek beyransız diyarlarda… Antep’te olsam ilacım belliydi , koşar içerdim
beyranımı . Peki ya Ankara’da ne yapmalı ??? L
Deneyenlerin ımmm nefis dediğini duyar
gibiyim, ohh afiyet olsun benim yerimede için bir tabak daha… Hastalıksız bir
kış diliyorum herkese , Saygılar sevgiler J
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder