İrade… Bizi
varolan bütün canlı ve cansız yaratılmışlardan ayıran en önemli en anlamlı
özelliğimiz. Yollar vardır hepimizin önünde
nereye vardığını bilmediğimiz.. Irademizle sonunu bilmeden çizeriz tüm yolları ve ancak
o yola girmekle sonunu görebiliriz; yolun sonunda ise ya İYİKİ deyip
tercihimizle mutluluklar bizim olur yada KEŞKE diyerek bir ömür “Acaba?” sorusu
içimizde iliklerimizi kemirip durur. Acaba deriz diğer yoldan gitseydim hayatımda neler olurdu? ..
En kötüsü budur sanki çünkü insanı merak öldürür. Acaba nasıl olurdu hayatımız
yollarımızı farklı çizseydik? Sizde düşünmüşsünüzdür muhakkak bu sorunun
cevabını, yalnız değilimdir eminim.
İrademizle
verdiğimiz kararların sonunda keşke dememek
ise asıl olandır. Pişmanlık duyarsak yaşadıklarımız yüzünden yaşayacaklarımızı
da kaybedebiliriz. CARPE DİEM gibi yani önemli olan ANI YAŞAMAKTIR.. Şuandan
mutlu olmaktır. Hani derler ya sabır dağıtıldıkça azalır. Nasıl mı? Geçmiş zaten geçip
gitmiştir, gelecek ise daha gelmemiştir , önemli olan ise içinde bulunduğumuz şuandır. Neden çoktan gitmiş olan geçmişe
üzülelim yada neden varolmayan bir geleceğin endişesini yaşayalım ki? Bunu yaparak
sabrımızı dağıtmış oluruz ve bu sabır ne geçmişe
ne şimdiye nede geleceğe yetmez ki… O yüzden pişmanlık ve
endişeyi bir kenara bırakıp sabrımızı sadece şuan için kullanmalıyız ki herşey
kararınca yaşansın..
3 aydır
acaba diyorum, acaba çikolatalı değilde
limonlu cheesecake’i tercih etsem hayatım daha farklı olur muydu? Ama ben
limonluyu seviyordum zaten , fakat limonlunun da sevildiğini biliyordum, o sebeple fedakarlık yapmak
istemiştim çikolatalıyı seçerek.. tercihler karakteri sergilermiş denilene
göre, evet çok doğru demişler ama her tercihin ardında
ki gerçeği de araştırmak gerekmez mi?
Bilmiyorum
.. Bilemiyorum.. Hayatım olmasını istediğimin tam tersi şeklinde ilerliyor yine hızlı bir
şekilde.. Ben ise ters giden akıntıya kürek çekmektense hayallerim için
mücadele ediyorum son gayretimle.. Bir kıssa vardır anlatılan: Hani Hz.
Ibrahim’i ateşe atıp yakmak için zalim Nemrud göklere varan bir ateş yaktırmış
zamanında. Bunu duyan karıncada ağzına
bir damla su alıp düşmüş yollara. Yolda diğer bir karınca hızla giden bu karıncaya sormuş “karınca
nereye gidiyorsun” diye , o da ibrahim’in ateşini söndürmeye demiş . Gülmüş
bunu duyanlar ve eklemişler ey karınca sen oraya yetişemezsin ki bu hızla,
yetişsen bile ateşi bu bir damla bile etmeyen suyla mı söndüreceksin?! Karınca
ise verilebilecek en güzel cevabı vermiş, “olsun, ateşi söndürmez belki ama en
azından safımı belli eder…” Karınca
misali benimde mücadelem, mücadelelerim. Bilmiyorum olur mu delicesine istediklerim .. Çok mücadele ettim zamanında
kazanmak için birşeyleri , olmadı, ama pes etmedim vazgeçmedim.. Bu yol benim
ömrüm ve bu yolda gittiği yere kadar ilerlemekse kaderim..
Keşkesiz
hayatlara…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder