16 Eylül 2016 Cuma

LİMONLU & ÇİKOLATALI CHEESECAKE TERCİHİ GİBİ BİR HAYAT


İrade… Bizi varolan bütün canlı ve cansız yaratılmışlardan ayıran en önemli en anlamlı özelliğimiz. Yollar vardır hepimizin önünde nereye vardığını bilmediğimiz.. Irademizle  sonunu bilmeden çizeriz tüm yolları ve ancak o yola girmekle sonunu görebiliriz; yolun sonunda ise ya İYİKİ deyip tercihimizle mutluluklar bizim olur yada KEŞKE diyerek bir ömür “Acaba?” sorusu içimizde iliklerimizi kemirip durur. Acaba deriz diğer yoldan gitseydim hayatımda neler olurdu? .. En kötüsü budur sanki çünkü insanı merak öldürür. Acaba nasıl olurdu hayatımız yollarımızı farklı çizseydik? Sizde düşünmüşsünüzdür muhakkak bu sorunun cevabını, yalnız değilimdir eminim.

İrademizle verdiğimiz kararların sonunda keşke dememek ise asıl olandır. Pişmanlık duyarsak yaşadıklarımız yüzünden yaşayacaklarımızı da kaybedebiliriz. CARPE DİEM gibi yani önemli olan ANI YAŞAMAKTIR.. Şuandan mutlu olmaktır.  Hani derler ya sabır dağıtıldıkça azalır. Nasıl mı? Geçmiş zaten geçip gitmiştir, gelecek ise daha gelmemiştir , önemli olan ise içinde bulunduğumuz şuandır. Neden çoktan gitmiş olan geçmişe üzülelim yada neden varolmayan bir geleceğin endişesini yaşayalım ki? Bunu yaparak sabrımızı dağıtmış oluruz ve bu sabır ne geçmişe ne şimdiye nede geleceğe yetmez ki… O yüzden pişmanlık ve endişeyi bir kenara bırakıp sabrımızı sadece şuan için kullanmalıyız ki herşey kararınca yaşansın..

3 aydır acaba diyorum, acaba çikolatalı değilde limonlu cheesecake’i tercih etsem hayatım daha farklı olur muydu? Ama ben limonluyu seviyordum zaten , fakat limonlunun da sevildiğini biliyordum, o sebeple fedakarlık yapmak istemiştim çikolatalıyı seçerek.. tercihler karakteri sergilermiş denilene göre, evet çok doğru demişler ama her tercihin ardında ki gerçeği de araştırmak gerekmez mi?

Bilmiyorum .. Bilemiyorum.. Hayatım olmasını istediğimin tam tersi şeklinde ilerliyor yine hızlı bir şekilde.. Ben ise ters giden akıntıya kürek çekmektense hayallerim için mücadele ediyorum son gayretimle.. Bir kıssa vardır anlatılan: Hani Hz. Ibrahim’i ateşe atıp yakmak için zalim Nemrud göklere varan bir ateş yaktırmış zamanında. Bunu duyan karıncada ağzına bir damla su alıp düşmüş yollara. Yolda diğer bir karınca hızla giden bu karıncaya sormuş “karınca nereye gidiyorsun” diye , o da ibrahim’in ateşini söndürmeye demiş . Gülmüş bunu duyanlar ve eklemişler ey karınca sen oraya yetişemezsin ki bu hızla, yetişsen bile ateşi bu bir damla bile etmeyen suyla mı söndüreceksin?! Karınca ise verilebilecek en güzel cevabı vermiş, “olsun, ateşi söndürmez belki ama en azından safımı belli eder…”  Karınca misali benimde mücadelem, mücadelelerim. Bilmiyorum olur mu delicesine  istediklerim .. Çok mücadele ettim zamanında kazanmak için birşeyleri , olmadı, ama pes etmedim vazgeçmedim.. Bu yol benim ömrüm ve bu yolda gittiği yere kadar ilerlemekse kaderim..

Keşkesiz hayatlara…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder