| Welcome diyerek başlayalım öyleyse :) |
3
aylık stajımı AB mahallesi olarak bilinen bölgede bir kurumda yaptım. Hergün
konferanslara , seminerlere gittim. Tabi bunlar Brüksel’in en önemli
otellerinde yapılıyordu e haliyle ikram sınırsızdı J. AB mahallesi kalbime that kuran ,
geleceğe bakışımı değiştiren, ufkumu açan biryer oldu. Stajım
çerçevesinde bir kaç milletvekili ile de görüşme şansım oldu ama adamlarda gram
ego yok. Ilk görüşmeye gittiğimizde ofisinde yada şık bir
restoranda falan olur diye düşünürken bir anda sokakta bir kafede buldum
kendimi. Öyle takım elbiseli biri canlanmasın gözünüzde , çekmiş kotunu gelmiş
amca J .
Umursamadığından değil elbet sadece kılık kıyafete göre insanları
yargılamayı bıraktıklarından bu rahatlık.
Polonya
biranın sudan ucuz olduğu bir ülkeydi. Brüksel/Belçika’da
aynı. Ama arada dağlar kadar fark var. İkiside avrupa
ülkesi ama kalite farkı kendini öyle çok hissettiriyor ki. Polonyada sarhoş
birinin yanından başörtülü biri geçse birçok küfür sayabilir ancak Brüksel’de
aynı tarzla barların olduğu sokaktan geçip gidin en ufak
yadırgayan bir bakış bile göremezsiniz. Müslüman ve başörtülü bir genç kız
olarak gezdiğim onca şehir / ülke arasında kendimi
en güvende hissettiğim yer kesinlikle Brüksel’di.
Adamların sarhoşu bile elit kardeşim J .
| Biraz abartmışım sanki :) |
Bu
kadar dertleşmeden sonra birazda şehri tanıyalım mı , ne dersiniz?

Önce şehrin incisi ve simgesi olan ATOMİUM ile başlayalım. 1958 yılında Dünya Fuarı için inşa edilmiş. Demir kristalinin 165 milyar kez büyütülmüş hali olarak düşünebiliriz. Gündüz ayrı gece ayrı bir güzel. Içinde turistler için özel bir restoranda mevcut tabi paraya kıyıp girebilecekler için J
Benim
için 2 numaralı gezi mekanı GRAND PLACE . bu meydan Brüksel’in en ünlü en
hareketli meydanı. 4 bir yanında muhteşem mimari eserlere sahip. Elinize
telefonunuzu alıp panaromik açıyla muhteşem görüntüler yakalayabilirsiniz. Yaz
aylarında Türkiye-Belçika işbirliğinin
simgesi olarak çiçek halı festivali yapılıyor bu meydanda. Bir çok çiçek
çeşidiyle Türk halısı yapılıyor meydanda. Ben şans eseri kaçırdım festivali
Fransa’da bulunduğum için ama gidip görme şansı
bulursanız muhakkak gidin kaçırmayın. Meydanda
en çok dikkatimi çeken yapı ise HOTEL DE VİLLE oldu. Gotik tarzda yapılmış bu
yapının bir kısmını komün meclisi olarak kullanıyorlar , bir kısmını ise
kraliyet ailesi önemli günlerde etkinlik yapmak için kullanıyor. Meydanda
oturup kahve içebileceğiniz kafelerde mevcut ancak biraz
pahalı o nedenle pek tavsiye etmem J .
ATOMİUM’un
hemen yanında MİNİ EUROPE olarak anılan minyatür bir park mevcut. Ben
Avrupan’nın bir çok yerini gezip gördüğüm
için buraya girme gereksinimi duymadım ama vakti sınırlı olan ve her ülkeyi
gezemeyecek olanlar için tavsiye ederim. İstanbul’da ki minyatürkün gelişmiş
hali. Toplam 350 civarında minyatür yapı mevcut. Gidip görün pişman olmazsınız J.
Diğer önemli bir yapı ise BELÇİKA KRALİYET SARAYI
namı diğer PALACE ROYAL. Eskiden Kral ve
kraliçe yazı gelip burda geçirirlermiş. Ancak nerde o eski krallar kraliçeler
deyip bu konuyu geçiyoruz J. Şuanda yazın belli bir zamanında genellikle ağustos ayında saray ziyaretçilere açılıyor. Bende
gidip gördüm ama pek etkilenmedim açıkçası. İstanbul’da ki Beylerbeyi sarayımız
bin kat daha görkemli buna göre. Ama
saraya giriş ücreti yok , bedava gezilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz J.
Bir şehrin yaşanabilir olup olmadığına parklara verdiği öneme göre de karar verebilirsiniz. Brüksel
bunu çok iyi başarmış. Parkları bakımlı ve çok güzel. Özellikle evime yakın
olduğu için sürekli koşuya gittiğim ve çevresindeki müzelerle de bilinen CINQUANTENAIRE
PARKI favorimdi. Parkın girişinde “AUTOWORLD” VE “MUSEE ROYAL DE I’ARMEE ET
D’HISTOIRE MILITAIRE” yani Belçika kraliyet Silah ve Askeri Tarih Müzesi
bulunuyor. Arabalara ilgisi olanlara autoworld müzesini tavsiye ederim.
Son
olarakta şehrin sokaklarında dolaşırken
karşınıza Brüksel’in en ünlü dini yapılarından biri olan ST. MICHAEL VE
ST. GUDULA KATEDRALİ çıkabilir. Gotik tarzda yapılmış eser kraliyet ailesinin
düğün ve cenaze merasimlerinde
kullanılıyor. Çevrsinde çok fazla bar ve kafe tarzı yerler mevcut . Yaz
aylarında açık havada oturup soğuk birşeyler içmek için gelinebilecek güzel bir
yer.
Zamanı
olanlar için bir kaç ekstra yer önerisi: Belçika karikatür müzesi, Kraliyet Güzel Sanatlar müzesi, Müzik
enstrümanları Müzesi, Saint Jacques sur
Coudenberg Kilisesi, Brüksel Oyuncak
Müzesi, Notre Dame de la Chapelle, Basilique Nationale du Sacre-Coeur.








Hiç yorum yok:
Yorum Gönder