Uzun çabalar neticesinde nihayet
yayınlandı Baro dergimiz. Aksilikler hiç bitmeyecek gibi gelsede emekler meyveye durdu nihayetinde. Geçen gün
diğer sayı için startı verdik ve ekip yeniden toplandı. Yolun başında olan kuru
kalabalık yoktu artık. Amacı olmayanlar ve geçerken uğrayanları uğurladıktan
sonra sağlam bir ekiple yola devam kararı aldık.
Sıradaki sayı için ne yazacağım konusunda
düşünüyordum bir süredir. Hatta ek görev olarak Avukatlar için kılık kıyafet
konusunu almıştım, herşey hazırdı, notlar-fotoğraflar-yazılması gerekenler…
Sadece redakte edilmeye ihtiyacı vardı ancak farkettim ki bunu yapabilecek kişi
ben değilim. Neden mi? Çünkü ben kalemimi sınırlamadan içimden geldiği gibi
yazdım bugüne dek herdaim... Asla belirli kalıplarla sınırlamadım ne yazılarımı
ne de hayatımı… Hep ucu açık oldu cümlelerimin, bol üç noktalı; çünkü nokta bir
SON demekti ve ben sonları hiç sevmem! Böylece bu yazı için doğru kişi
olmadığıma karar verip bunu hakkıyla yapabilecek başka birine devrettim.
